YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10814
KARAR NO : 2018/9596
KARAR TARİHİ : 27.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar … ve Tunay Irmak hakkında; beraat
Sanık … hakkında; mahkumiyet
1- Sanıklar … ile … hakkında verilen beraat kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık …’ın, 2009-2010-2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu faturaların, 213 sayılı VUK‘nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığının anlaşılması; sanık hakkında temyiz incelemesi sebebiyle Dairemizde bulunan… Medikal Ltd. Şti adına düzenlenen sahte faturalar sebebiyle Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/214 E, 2014/12 K. sayılı dosyası, … İnşaat Ltd. Şti. adına düzenlenen faturalar sebebiyle Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/1373 E, 2014/1051 K. sayılı dosyası, sanığın kendi adına mükellefiyet kaydıyla düzenlenen sahte faturalar sebebiyle Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/670 E, 2012/63 K. sayılı dosyası, … Granit Mermer Ltd. Şti. adına düzenlenen faturalar sebebiyle Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/1547 E. – 2014/43 K. sayılı dosyası ve… Gıda Temizlik Ltd. Şti. adına düzenlenen faturalar sebebiyle Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/95 E – 2014/381 K. sayılı dosyalarının birlikte değerlendirilerek yapılan incelemesinde; sanığın muhtelif yıllarda farklı mükellefiyet kayıtları altında sahte fatura düzenleme suçlarını işlediğinden hakkında mahkumiyet kararları verildiği, her ne kadar sanık savunmasında sigorta kaydını yapılması amacıyla verdiği vekaletnameler ile adına şirketler kurulduğunu beyan etmişse de şirket adreslerinde yapılan yoklama tutanaklarında imzasının bulunduğu, değişik kişiler tarafından yapılan şirket hisse devir sözleşmelerini sanığın noterde bizzat imzalamak suretiyle gerçekleştirdiği, 2008-2009-2010 yıllarında farklı tarihlerde şirketler adına noterde işlemler yapan sanığın şirket kurma organizasyonları içerisinde yer aldığı anlaşıldığından sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği için tebliğnamedeki eksik inceleme sebebiyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ile derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3- Sanık …’ın, defter ve belge gizleme suçundan hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
a) Defter ve belgeleri ibraz etmemek suçunun, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, sanığın, yetkilisi olduğu şirketin defter ve belgelerinin inceleme için ibraz edilmek üzere şirketin yönetim kurulu başkanı …’ya gönderilen tebligatın oğlu …’ya tebliğ edildiği ancak sanık …’a defter ve belge ibrazı için yapılmış bir tebligat bulunmadığı gözetilmeden, unsurları itibariyle oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyet karar verilmesi,
b) Kabul ve uygulamaya göre de; TCK’nin 53. maddesinin ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.