YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4146
KARAR NO : 2018/9597
KARAR TARİHİ : 27.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Başkent Vergi Dairesinin … numaralı mükellefi olan sanık hakkında 2008-2009-2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu faturaların, 213 sayılı VUK‘nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığının anlaşılması; sanık hakkında temyiz incelemesi sebebiyle dairemizde bulunan … İnşaat Ltdi. Şti adına sahte fatura düzenleme suçundan Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/926 E.- 2014/101 K. sayılı dosyası, … Medikal Ltd. Şti adına düzenlenen sahte faturalar sebebiyle Ankara 12 Asliye Ceza mahkemesi’nin 2013/214 E.-2014/12 K. sayılı dosyası, … İnşaat Ltd. Şti adına düzenlenen faturalar sebebiyle Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/1373 E.-2014/1051 K. sayılı dosyası, … Granit Mermer Ltd. Şt. adına düzenlenen faturalar sebebiyle Ankara 19 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/1547 E. – 2014/43 K. sayılı dosyası ve … Gıda Temizlik Ltd. Şti. adına düzenlenen faturalar sebebiyle Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/95 E – 2014/381 K. sayılı dosyalarının birlikte yapılan incelemesinde; sanığın muhtelif yıllarda farklı mükellefiyet kayıtları altında sahte fatura düzenleme suçlarını işlediğinden hakkında mahkumiyet kararları verildiği, her ne kadar sanık savunmasında sigorta kaydını yapılması amacıyla verdiği vekaletnameler ile adına şirketler kurulduğunu beyan etmişse de şirket adreslerinde yapılan yoklama tutanaklarında imzasının bulunduğu, değişik kişiler tarafından yapılan şirket hisse devir sözleşmelerini sanığın noterde bizzat imzalamak suretiyle gerçekleştirdiği, 2008-2009-2010 yıllarında farklı tarihlerde şirketler adına noterde işlemler yapan sanığın şirket kurma organizasyonları içerisinde yer aldığı anlaşıldığından sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca 2008 takvim yılı ile ilgili olarak , sanığın 2008 yılında mayıs, haziran, ağustos aylarında matrahlı KDV beyannamesi vermeye devam ettiği, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi ile 213 sayılı Yasanın 359. maddesinin yapılan değişiklikten sonrada fatura düzenlemeye devam eden sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine dair tebliğnamede eksik inceleme sebebiyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür .
Yapılan yargılama, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ile derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 27.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.