YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5645
KARAR NO : 2018/9598
KARAR TARİHİ : 28.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Ali… Cebesoy Vergi Dairesi mükellefi olan sanık …’in 2010-2011 takvim yılı içinde gerçekte hiçbir ticari, sınai faaliyeti olmamasına rağmen komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında; sanığın savunmasında, sözkonusu işyerini fiilen kendisinin çalıştırmadığını,… isimli kişinin çalıştırdığını,…’ı … isimli arkadaşının vasıtası ile tanıdığını, …’in ticari faaliyet yapacağını, ancak vergi borcundan dolayı dükkan açamadığını, üzerine işyeri açılırsa aylık 800 TL para vereceğini söylediğini, kendisinin de kabul ettiğini, vergi dairesindeki işlemlerin kendisi adına yapıldığını, işyerinde çalışmadığı halde çalışıyor gibi gösterilerek ayda 800 TL parayı…’dan iki ay boyunca aldığını, daha sonra birşeylerin yolunda gitmediğini görerek işyerini kapattırdığını beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sanığın yeniden beyanı alınarak… ve… isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgilerinin sorulması, Uyap dosya sorgulama bölümünden yapılan sorgulamada… isimli kişi ya da kişiler hakkında Sakarya Ceza Mahkemelerinde yargılamalar yapılmış olması da gözetilerek, yargılanan kişi ya da kişilerin sanığın… olarak bildirdiği kişi olup olmadığının sanıktan sorularak tespiti,… veya… olarak bildirilen kişilerin tespiti halinde, olayla ilgili olarak tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, fatura verilen kişiler tespit edilip tanık sıfatıyla dinlenerek faturaları kimden aldıkları, ticari ilişkiyi kiminle gerçekleştirdikleri hususunda bilgilerinin sorulması ve gerekli görüldüğü takdirde faturalardaki el yazısı ve imzaların sanığa ve kimlikleri tespit edildiği takdirde… ve… isimli kişilere ait olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla saptanmasından sonra toplanan delillere göre 213 sayılı Yasanın 360. maddesindeki iştirak hükümleride gözetilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2012 tarih, 2012/3968 esas sayılı iddianamesi ile mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında, “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçundan kamu davası açıldığı, temyize konu kararın gerekçesinde de sanığın 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçunu işlediğinin kabul edildiği belirtilmesine karşın, hüküm bölümünde, “sahte fatura kullanma suçu nedeniyle” denilmek suretiyle gerekçe ve hüküm arasında çelişkiye neden olunması,
b)Aynı takvim yılına ait birden fazla fatura düzenlenmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanık hakkında TCK’nin 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 28/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.