YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6164
KARAR NO : 2018/9695
KARAR TARİHİ : 29.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
I. Sanığın resmi belgede sahtecilik suçunda verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Silahlı tehdit suçundan araması olan sanığın yakalandığında kolluk görevlilerinin abisi …’ ait kimlik bilgileri ile sahte olarak düzenlenmiş sürücü belgesi ve nüfus cüzdanını ibraz ettiğinin iddia ve kabul edildiği olayda; aynı anda ele geçirilen suça konu sahte belgelerin değişik zamanlarda düzenlediğine dair bir tespitin bulunmaması nedeniyle, tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği, ancak birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde ele geçen sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı yönünden TCK’nin 204/1. maddesi uyarınca iki kez ayrı ayrı hüküm kurulması sureti ile fazla ceza tayini
II. Sanığın, iftira suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
TCK’nin 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması, TCK’nin 267/1. maddesinde tanımlanan “iftira” suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir.
Somut olayda; 05.03.2009 tarihli tutanak içeriğine göre silahlı tehdit suçundan hakkında yapılan ihbar üzerine yakalanan sanıktan kimliği sorulduğunda, … adına düzenlenmiş ve kendi fotoğrafı olan suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesini vermesi, … sorulduğunda tutarsız cevaplar verip, daha sonra kendisinin sürücü belgesinin olmadığını bu nedenle abisi … adına düzenlenmiş kimlik ve sürücü belgesini ibraz ettiğini ve kendisinin … olduğunu beyan etmesi, gerçek kimlik bilgilerine göre yapılan GBT sorgulamasında başka suçtan aramasının olduğunun tespit edilip, tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edilmesi şeklinde gelişen olayda, hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 268. maddesinde düzenlenen “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun unsurlarının oluşmadığı gibi mağdur adına düzenlenmiş bir belge bulunmaması nedeniyle TCK’nin 206/1. maddesinde tanımlanan suçun da gerçekleşmediğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.