YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2313
KARAR NO : 2018/17714
KARAR TARİHİ : 19.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması sureti ile mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının beş yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının yakalama yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine aykırı davranılması,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
3) Sanığın, mağduru silahtan sayılan kriko ile yaşamsal tehlike geçirecek ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gözetilerek ve sonuca etkili olacak şekilde temel ceza tayininde, TCK’nin 61. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Taraflar kız isteme meselesinden dolayı aralarının açık olduğu, olay günü telefonda görüşen taraflar arasında küfürleşme yaşandığı, sonrasında mağdurun yanında oğulları olduğu halde sanık ve kardeşi ile buluştukları ve çıkan kavgada mağdurun yaralandığı olayda, TCK’nin 29. maddesine göre yapılacak haksız tahrik indiriminin asgari düzeyde olması gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile en üst hadden indirim yapılması sureti ile eksik ceza tayin edilmesi,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeperden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile isteme uygun BOZULMASINA, 19.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.