Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2018/2061 E. 2018/17738 K. 19.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2061
KARAR NO : 2018/17738
KARAR TARİHİ : 19.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen tehdit ve mala zarar verme suçları uzlaştırma kapsamına alınmış ise de, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesine göre uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacak olması karşısında, sanığın uzlaştırma kapsamına girmeyen bıçakla yaralama suçları ile tehdit ve mala zarar verme suçlarını birlikte işlediği anlaşıldığından, tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın katılan …’yi yaralamadan eylemine uyan, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son maddeleri uyarınca, cezasının 5 yıldan az olamayacağı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK’nin 196/2 maddesi gereğince sanığın istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2) Katılan …’yi yaralamadan; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararı uyarınca sanık hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddeleri arasında 5237 sayılı TCK’nin 87/1-c-son maddesi gösterilmediği halde, sanığa ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
3) Katılan … hakkında düzenlenen adli raporlara göre; sanığın eylemi nedeniyle katılanın, yüzünde sabit ize ve hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, yaralama eyleminin katılanda, TCK’nin

-1-

87. maddesi kapsamında birden fazla sonucu aynı anda oluşturması nedeniyle sanığa verilen cezanın TCK’nin 87. maddesine göre ancak bir kez artırılabileceği, bu durumun temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan ayrılma nedeni yapılabileceği gözetilmeden, sanığın TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son maddeleri uyarınca cezalandırılması ile yetinilmesi yerine hatalı uygulama ile katılanda kemik kırığı meydana geldiğinden bahisle, ayrıca TCK’nin 87/3. maddesi gereğince arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
4) Katılan …’yi yaralamadan silah nedeniyle artırım yapılırken uygulanan yasa maddesi TCK’nin 86/3-e maddesinin gösterilmemesi,
5) Hakaret suçundan hüküm kurulurken; TCK’nin 125/1, 125/4. maddelerine göre belirlenen 3 ay 15 gün hapis cezasının, TCK’nin 43. maddesine göre (¼) oranında artırılması sırasında 4 ay 11 gün hapis yerine hesaplama hatası yapılarak 4 ay 10 gün hapis ve TCK’nin 29. maddesine göre (½) oranında indirilmesi sırasında 2 ay 5 gün hapis yerine 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
6) Sanık hakkındaki tüm hükümler yönünden; katılanlardan kaynaklanan haksız bir fiil bulunmadığından sanık lehine TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
7) Konut dokunulmazlığını ihlal ve tehdit suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının TCK’nin 50. maddesindeki seçenek tedbirlere, katılan …’yı basit yaralama, hakaret ve mala zarar verme suçlarından seçimlik cezalardan hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının ise TCK’nin 50/1-a maddesindeki adli para cezası dışındaki tedbirlere çevrilebilecek olmasına göre; sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmiş mahkumiyet hükmü niteliğinde bulunmadığı gözetilmeden, bu kayda dayanarak diğer koşullar tartışılmadan “cezanın caydırıcı olması” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanık hakkında TCK’nin 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
8) Katılan …’yı basit yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal, tehdit, mala zarar verme ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden; 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesinde “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklinde değişiklik yapılmış ise de; suç tarihinden sonra yapılan söz konusu değişikliğin sanık aleyhine olduğu ve değişiklik tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, sanığın adli sicil belgesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

-2-

9) Katılan …’yi yaralamadan; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

-3-