YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3379
KARAR NO : 2018/17862
KARAR TARİHİ : 20.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılan hakkında düzenlenen adli raporda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3.) derece olduğunun belirtilmiş olması ve sanığın cezasında (1/3) oranında artırım yapılması, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırılık olarak kabul edilemeyeceğinden, tebliğnamenin bu husustaki görüşüne iştirak edilmemiş ve bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; ancak;
1-… . Devlet Hastanesince düzenlenen 20.11.2014 tarihli raporda, müştekideki yaralanmanın “Sağ göz ödemli ve sağ göz altında 2×1 cm kesi, BT.de sağ maxiller tüm ön yüzde ve orbita dış duvarında hassasiyet, arka yüzde fraktür” ve aynı hastanenin Kulak Burun Boğaz biriminden verilen 27.11.2014 tarihli raporunda “Septum sağa deviye ve sağa lükse, palpasyonla sağ infra orbital rim devamlılığı bozulmuş, sağ zigomatik ark fraktür, maksiller sinüs ön arka ve lateral duvar kırığı, sağ orbita infraorbital rim kırığı” şeklinde belirtildiği,… Adli Tıp Şub Müdürlüğünce düzenlenen 17.12.2014 tarihli kati raporda ise kırığın hayati fonksiyonlara etkisinin 3.derece olduğunun ve basit tıbbi müdahale ile geçemeyeceğinin belirtilmesine karşın, yüz bölgesinde bulunan yaralanmaya ilişkin değerlendirmeye yer verilmediği, belirtilen yaralanmanın niteliği gözetildiğinde, yaralamanın yüzde sabit iz oluşturup oluşturmadığı hususlarında olay tarihinden en erken altı ay sonra, müştekinin tüm film, grafi ve tedavi evrakları, kesin ve geçici raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden veya Üniversite Hastanesi Plastik Cerrah ya da Adli Tıp Uzmanı ünvanlı yetkili doktordan rapor aldırılarak, sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği halde, yetersiz raporla hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında, üzerine atılı kasten yaralama eyleminden 5237 sayılı TCK’nin 86/1. ve 87/3. maddelerinden hüküm kurulurken, kırığın hayati fonksiyonlarına etkisi göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK’nin 87/3.maddesi gereğince arttırım yapıldığından, aynı nedenin temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılma gerekçesi olarak gösterilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
3-5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi, haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimse için verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim öngördüğü, bu oranlar arasındaki indirimin fiilin işleniş biçimine, sanığın hal ve davranışlarına, katılanın söylediği kabul edilen sözlerin ve eyleminin haksızlık içeriğinin niteliğine, adalet duygularına ve tüm dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesi gerektiği nazara alınmadan, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması yerine (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
4-Sanığın tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2012 tarih ve 2011/409 Esas – 2012/789 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 85/1., 51. maddelerinden verilen mahkumiyetinin taksirli suça ilişkin olup 5237 sayılı TCK’nin 58/4. maddesi uyarınca kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
5-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, mevcut ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınmak suretiyle, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.