YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7415
KARAR NO : 2018/17875
KARAR TARİHİ : 21.11.2018
Kasten yaralama suçundan sanık …’nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair… Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/247 Esas, 2018/110 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09.10.2018 tarih ve 2018/7441 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2018 tarih ve 2018/83785 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
… Asliye Ceza Mahkemesince sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre, kamera kayıtlarında görüldüğü üzere sanığın, eski eşi katılan sanık … ile birlikte yaşadığı katılan sanık … arasında yaşanan kavga esnasında katılan sanık …’ı ittirmesinden ibaret eylemindeki kastının kavgayı ayırmak olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nin 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle
-1-
kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.)
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; sanık … hakkında, mahkemece yargılama yapılarak deliller usulünce değerlendirilerek mağdur …’ı basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralama eyleminden TCK 86/2, 29, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 1.500,00 TL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği; kanun yararına bozmaya konu edilen … Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/247 Esas, 2018/110 sayılı mahkumiyet kararındaki ileri sürülen hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesindeki hallere dahil olmayıp hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu, mahkemenin de olayda delilleri değerlendirerek sanığı TCK 86/2, 29, 62, 52/2 maddeleri uyarınca cezalandırdığı ve takdir hakkını bu yönde kullandığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/247 Esas, 2018/110 sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 21.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
-2-