YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7159
KARAR NO : 2018/17885
KARAR TARİHİ : 21.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : …
HÜKÜM : Uyarlama talebinin reddine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükümlü … hakkındaki 765 sayılı TCK’nin 508, 522, 647 sayılı Kanun’un 4, 765 sayılı TCK’nin 456/2, 457/1, 74 maddeleri gereğince 2 yıl 8 ay hapis ve 231.140.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair hükümlünün temyizi ile Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen hükmün infazı sırasında, Cumhuriyet savcısının 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nin lehe hükümlerinin uygulanmasına ilişkin talebinin reddine, infazın 765 ve 647 sayılı kanunlarda belirtildiği üzere 2 yıl 8 ay hapis ve 231 Yeni Türk Lirası üzerinden yapılmasına dair 01.07.2005 tarihli ek karar kapsamında; ek kararda başvurulacak kanun yolu, başvuru süresi ve başvuru mercii belirtilmediği gibi hükümlüye kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiyenin de gönderilmediği bu sebeple 01.07.2005 tarihli ek kararın kesinleşmediği, hükümlüye kanun yoluna başvurma hakkını sağlıklı bir şekilde kullanabilme imkanı sağlanmadığından kesinleşmeyen bu karara karşı hükümlü tarafından verilen 03.01.2011 tarihli dilekçenin öğrenme üzerine verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabulü ile temyiz isteminin süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun bu suçla birlikte işlenen silahla kasten yaralama suçunun uzlaşmaya tabi olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
1) 5237 sayılı TCK’nin 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi uyarınca, lehe olan hükümlerin belirlenmesi amacıyla yapılan uyarlama yargılamasının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun
-1-
05.02.2008 tarih ve 2007/3-276 Esas, 2008/14 sayılı kararı da dikkate alınarak duruşma açılarak yapılması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Mağdur … hakkında… Adli Tıp Şube Müdürlüğünce 04.04.2003 tarihli raporda “sol el avuç içinde 2. parmaktan 5. parmağa kadar uzanan, damar-sinir ile çok sayıda tendon kesilerini de içeren 3×4 cm boyutlarında kesi saptandığı, arızasının 25 gün mutad iştigaline engel olduğu, hayatını tehlikeye maruz kılmadığı” belirtilmesine karşın, mağdurun yaralanmasının 5237 sayılı TCK’nin hangi maddesi kapsamında kaldığına ilişkin yeniden rapor aldırılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Mağdurun 5237 sayılı TCK’na göre raporu aldırılmaksızın, yaralanmanın hayati tehlike niteliğinde olduğu belirtilerek yanlış değerlendirme ile lehe kanunun belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
-2-