YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2800
KARAR NO : 2018/18330
KARAR TARİHİ : 27.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
Sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde olay tarihinde eşi olan müştekinin başına bardak fırlatarak evden ayrıldığı yönündeki ikrarı ve… Devlet Hastanesinin 08.03.2011 tarihli raporunda müştekideki yaralanmanın” sol alın saç çizgisi hizasında kesi “basit tıbbi müdahale ile geçer olarak tarif edilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı kasten yaralama eylemini TCK’nin 6/1-f-4 maddesi uyarınca silah sayılan bardak ile işlediği sabit olduğundan 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e. maddesinin uygulanabilmesi için sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek sanık hakkındaki temel cezanın aynı olayda iki nitelikli halin (TCK 86/3-a ve 86/3-e maddelerinin) birleşmesi nedeniyle TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.11.2018 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Sanık …’ın resmi nikahlı eşi olan Sündüz ile aralarında yemek nedeniyle yaşanan tartışma sırasında su bardağını eşi olan müştekiye atmak suretiyle dosya içerisinde mevcut doktor raporuna göre BTM ile giderilecek şekilde yaraladığı;
Yapılan yargılama sonunda sanık …’ı TCK.’nin 86/2, 86/3-a, 62, 52/2. maddeleri gereğince neticeten 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; Kararın sanık … katılan … vekili tarafından temyiz edildiği tespit edilmiştir.
Sanık hakkında seçimlik cezalardan para cezası tercih edilerek hüküm kurulmuştur. CMK’nin 305. maddesi gereğince verilen karar kesin niteliktedir. 5237 sayılı Kanun’un 50 veya 52. maddeleri uygulanmak suretiyle hükmolunan ve başkaca herhangi bir hak kısıtlanması doğurmayan 3.000 Liraya kadar (3.000 Lira dahil) adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerinin kesin olacağı, Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarında belirtilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.12.2010 tarih, 2010/10-230 Esas, 2010/264 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi “Hükümde açık hukuka aykırılıkların bulunması yada hükmedilmesi gereken bir güvenlik tedbirine hükmedilmemiş olması da kesin nitelikteki bir hükme temyiz edilebilirlik vasfı kazandırmaz. Yargıtayca denetim olanağı bulunmayan bir hükmün hukuka aykırılıklar taşıdığı gerekçesiyle temyizen incelenmesi olanaksızdır” şeklindeki tesbiti nazara alındığında kararın temyiz kabileyetinin bulunmadığı,
Kaldı ki, çoğunluğun kesin olan hükmü inceleme ve bozma gerekçesinin TCK. 61. maddesinde hakimin takdir yetkisine bırakılmış olan temel cezanın belirlenmesine ilişkin olduğu, alt sınırdan uzaklaşılmış olsa idi temyiz incelemesi kapsamında kalacağı görüşü CMK’nin 305. maddesi ve CGK kararlarına aykırıdır.
Somut olay nedeniyle sanık … hakkında neticeten 3.000 Lira olarak kurulan hükmün CMK’nin 305. maddesi ve süreklilik arz eden Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre kesin nitelikte olduğundan Temyiz talebinin reddedilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Muhalif Bşk. V. Muhalif Üye
… …