YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2891
KARAR NO : 2018/18340
KARAR TARİHİ : 27.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Katılan … ile sanık ağabeyi… arasında uzun süredir husumet bulunduğu, ablası… ‘nın eşinin vefatı nedeniyle ablasının evinde karşılaştıkları ve evde bulundukları sırada sanık …’nun sebepsiz yere katılan …’a yumrukla vurduğu olayda, katılanın aşamalardaki beyanı ile uyumlu hekim raporuna göre katılanın burnunda fraktür olduğunun anlaşılması, sanığın aşamalardaki çelişkili beyanlarında yaralanmayı sara krizine bağladığı katılanın kendisini asansöre, sandalyeye, duvara vurduğunu, katılanı kendine getirmek için tokat attığını söylemesi, ancak katılana yönelik eylem olmadan önce sara krizinin olduğuna ilişkin herhangi bir emarenin olmaması, katılana yönelik eylemi katılanın eşinin görmesi ve soruşturma aşamasında eylemi doğrular nitelikte beyanda bulunması karşısında, sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunu işlediği sabit olduğu halde atılı suçtan mahkumiyeti yerine yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2-… Devlet Hastanesince düzenlenen 06.02.2015 tarihli raporda, müştekideki yaralanmanın “Burun sol kısımda 1cm hipoekoik alan mevcuttur, çekilen direkt grafilerinde sol maxiller kemik frontal bölgede deplase fraktürü mevcut” şeklinde belirtildiği ve aynı hastanenin kulak burun boğaz uzmanınca verilen 23.02.2015 tarihli kesin raporunda fraktür olduğu ve basit tıbbi müdahale ile geçemeyeceğinin bildirildiği ancak kırığın hayati fonksiyonlara etkisinin belirtilmediği ve yüz bölgesinde bulunan yaralanmaya ilişkin değerlendirmeye yer verilmediği, belirtilen yaralanmanın niteliği gözetildiğinde, kırığın hayati fonksiyonlara olan etkisinin derecesi ile olay tarihinden en erken altı ay sonra yaralamanın yüzde sabit iz oluşturup oluşturmadığı hususlarında müştekinin tüm film, grafi ve tedavi evrakları, kesin ve geçici raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden veya Üniversite Hastanesi Plastik Cerrah ya da Adli Tıp Uzmanı ünvanlı yetkili doktordan rapor aldırılarak, sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği halde, yetersiz raporla hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.