YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3921
KARAR NO : 2018/18362
KARAR TARİHİ : 27.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında “6136 sayılı Kanun’a Muhalefet” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık hakkında “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın, kardeşi olan katılana karşı silahla gerçekleştirdiği eylemi neticesinde, katılanın hayati tehlikeye maruz kaldığı ve vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığı meydana geldiğinin anlaşılması karşısında, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK’nin 61 ve TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Katılan hakkında düzenlenen adli rapora göre, sanığın eylemi nedeniyle katılanın, hayati tehlike geçirecek ve hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyen kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda, fikri içtima kuralları gereğince en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-d, 87/1-son maddeleri uyarınca cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken, hatalı uygulama ile katılandı kemik kırığı meydana geldiğinden bahisle, ayrıca TCK’nin 87/3. maddesi gereğince arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
c) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı
tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
d) Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezada, TCK’nin 86/3-a, e maddeleri ile katılanın hayati tehlikeye maruz kalmasından ötürü 87/1-d maddeleri gereği kanuni arttırımlar yapıldıktan sonra, cezanın 5 yılın altında kalması halinde TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıla çıkartılması gerekirken, TCK’nin 87/1-d maddesi işaret edilerek cezanın doğrudan 5 yıla çıkartılması suretiyle TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
f) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-son maddeleri uyarınca belirlenen cezasından TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanması sırasında belirlenecek ceza miktarının “6 yıl 3 ay” hapis cezası yerine, hesap hatası yapılarak “5 yıl 15 ay” hapis cezası olarak tespiti suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.