Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/4364 E. 2018/12926 K. 07.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4364
KARAR NO : 2018/12926
KARAR TARİHİ : 07.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık … hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılanın soruşturma aşamasında alınan ifadesine göre, kasap iş yerinden çalınmaya çalışılan etler ve elektronik eşyadan başka 10 TL’lik bozuk paranın da sanıklar tarafından çalındığı ve sanıkların suç mahallinden uzaklaştıktan sonra ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerince araştırma üzerine yakalandıklarının anlaşılması nedeniyle hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin uygulanması ile tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılanın soruşturma aşamasında alınan ifadesine göre, kasap iş yerinden çalınmaya çalışılan etler ve elektronik eşyadan başka 10 TL’lik bozuk paranın da sanıklar tarafından çalındığı ve sanıkların suç mahallinden uzaklaştıktan sonra ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerince araştırma üzerine yakalandıklarının anlaşılması nedeniyle hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesinin uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2003 tarih ve 2002/995 esas, 2003/4 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 4 yıl 8 ay 26 gün hapis cezasına hükmedilerek kararın 16/01/2004 tarihinde kesinleştiği, uyarlama yargılaması sonucunda ise 19/10/2005 tarihli ek karar ile sanık hakkındaki verilen cezanın 1 yıl 2 ay 6 gün olarak belirlendiği ve ek kararın 05/12/2005 tarihinde kesinleştiği, yine dosya içerisindeki sabıka kaydı ve yerine getirme fişine göre cezanın 11/12/2003 tarihinde infaz edildiğinin anlaşıldığı, buna göre, 20/01/2003 tarihli asıl kararın kesinleştiği 16/01/2004 tarihi ve kararın infaz edildiği 11/12/2003 tarihinden itibaren 3 yıl geçmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 58/2-b maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı ve sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas mahiyette ilamın da bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından; TCK’nın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili kısımların çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.