YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2557
KARAR NO : 2018/3760
KARAR TARİHİ : 01.11.2018
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri ve 3713
sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
1-Tutuklu sanığın duruşmaya çağrılması, bulunduğu ceza infaz kurumu katibi veya bu işle görevlendirilen personel tarafından duruşma günü bildirilerek iddianamenin tebliği ve bu hususun tutanağa bağlanması suretiyle yapılır. Çağrı kağıdının tebliği ile duruşma günü arasında en az bir haftalık süre bulunması gereklidir, bu süreye uyulmamış ise sanığa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı olduğu hatırlatılmalıdır. Sanık süre talep etmeyip rızası ile savunma yapacağını beyan etmesi halinde savunması alınacaktır. 31.05.2017 tarihinde iddianame tebliğ edilen sanığın 09.05.2017 tarihli duruşmada savunmasının alınması ve süre isteme hakkı da hatırlatılmadan CMK’nın 176 ve 192. maddelerine aykırılık oluşturmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Ayrıntıları Dairemizin 29.11.2017 tarih ve 2017/2257 Esas 2017/5509 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;
5271 sayılı CMK’nın 101/3. maddesi gereğince tutuklanması istenen ve seçtiği bir müdafii de bulunmayan sanığa müsnet suçun niteliği ve ön görülen ceza miktarı gözetilmeksizin müdafii görevlendirilmesinin yasal zorunluluk olması karşısında; görevlendirilen müdafii refakatinde tutuklanması nedeniyle, delillere erişme ve
savunma hazırlama imkanları itibariyle (AİHM Gregaceviç/Hırvatistan) çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde (AİHM Salduz/Türkiye), adaletin selameti açısından gerekli olan müdafii görevlendirilmeden yargılama yapılıp savunması tespit edilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 01.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.