YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3506
KARAR NO : 2019/1493
KARAR TARİHİ : 02.04.2019
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı davasında … ilçesinde 500 dönümlük arazi üzerine 120.000 m2/gün seramik, …/… ilçesinde 15.000 m2’lik arazi üzerinde 100.000 m2/gün granit ve seramik üreten iki adet fabrikanın sahibi olduklarını, davalının 2012 yılı başlarında kendilerine başvurarak … fabrikalarındaki proses atıklarını, granit ve seramik ham maddelerini kullanarak köpük üretmek suretiyle bu üretilen köpüğü de uygun ebatlar halinde getirilerek yükseltilmiş zemin paneli, duvar paneli, konutlarda kar tutmayan ortam ısıtan paneller meydana getirebilecek elinde teknik bilgilerinin olduğunu belirttiğini, bunun üzerine aralarında 17.02.2012 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmede kendisine münhasır haklarının devri halinde bedelinin 250.000 euro olarak kararlaştırıldığını, bu bedelin 125.000 euroluk kısmının davalıya ödendiğini, davalıya ayrıca sözleşmenin gereklerini yerine getirmek için fabrikada iş verildiğini ve ayda yaklaşık 10.000,00 TL para ödendiğini, ancak davalının sözleşmede kararlaştırılan edimlerini yerine getirmediğini belirterek karşılıklı ifa için ödenen 125.000 Euro’nun ve sözleşmenin kurulma masraflarını, uygun çalışma koşulları ve eleman yetiştirmek için işe alınan davalıya yapılan masrafların, davalıya ödenen ücretlerin, uğranılan zarar nedeniyle 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı savunmasında davacı şirket ile aralarında düzenlenen 17.02.2012 tarihli sözleşmenin know- how teknolojisi ile ilgili olduğunu, bu sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının ciddi ödeme krizi içinde olduğunu, yatırım gücünü kaybettiği için kötü niyetli olarak dava açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece … sözleşmesinde sadece seramik alanında üretilecek köpük metaryalinin nasıl yapılacağına ilişkin teknik bilginin ve tecrübenin davacı şirkete verilmesinin haricinde davacı şirkete danışmanlık yapması, kurulacak yeni tesisin işletilmesinde, denetlenmesinde, ortaya çıkan sorunların giderilmesinde davalıya yükümlülük yüklendiği, ayrıca bu konuda eleman yetiştireceği, yeni kurulan tesiste yetkili müdür olarak atandığı, tesiste 30 kadar elamanla beraber çalıştığı, alınan bilirkişi raporuna göre davalının üretmiş olduğu ürünün piyasadan olan diğer ürünlerden farklılık arz etmediği, davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olmakla beraber aralarındaki sözleşme sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşme niteliğinde olması nedeniyle birbirlerine karşı fesih süresine kadar vermiş olduklarını isteyemeyecekleri, feshin ileriye etkili sonuç doğuracağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlendiği ihtilafsız olan sözleşmede, 2. maddede konusunun “seramik-granit fabrikalarındaki proses atıklarını, granit ve seramik ham maddelerini kullanarak köpük üretmek suretiyle bu üretilen köpüğü de uygun ebatlar halinde getirilerek yükseltilmiş zemin paneli, duvar paneli, konutlarda kar tutmayan ortam ısıtan paneller, solar film kullanılarak elektrik üreten paneller meydana getirilmesi, kullanılan teknik buluşun münhasıran … tarafından geliştirilmiş yöntem ve planların ve bilgi ve tecrübelerin belirli bedel karşılığında söz, yazı, grafik, şekil vs. yöntemlerle aktarılması, bu teknik bilginin uygulamaya konması için gerekli işletmenin oluşturularak devreye alınması ve işletilmesi “olarak adlandırıldığı, 4. maddede bedelin 125.000 euro peşin, 125.000 euro üretim faaliyetine başlanmasından sonra ödenmek kaydıyla toplam 250.000 euro olarak belirlendiği, tarafların yükümlülükleri başlıklı 5-A maddesinde davalının yükümlülüklerinin sayıldığı, bunlar arasında üretim tesislerinin planlanması için gerekli grafik, çizim ve teknik resimlerini hazırlamak, mimari ve mühendislik çalışmalarını yapmak, sözleşme konusu ekipmanların teknik resimlerini hazırlayarak davacıya sunmak, 5-A-g maddesinde “… (davalı) veren objektif olarak iş bu teknik bilgi ve tecrübeleri … (davacı) alana söz, yazı, grafik, plan, şekil vs. yollarla fiziki varlığa sahip olmayan teknik bilgiyi somutlaştırarak alana ve elemanların aktarma ve uygulatma yükümlülüğünün…” olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin bu hükümlerine göre işin, teknik bilgi ve tecrübelerin aktarılması ile ilgili olmasının yanında fiziki varlığa sahip olmayan “yazı, grafik, plan, şekil…” gibi teknik bilginin somutlaştırılarak davalı tarafından hazırlanıp davacıya sunulması işini de kapsadığı dolayısıyla sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmede bedelin 125.000 euro peşin, 125.000 euro toplam 250.000 euro olması ise BK’nın 365. maddesinde tanımlanan götürü bedeldir. Nakit bedel karşılığı düzenlenmiş olan sözleşmeler tek taraflı irade beyanı ve bunun karşı tarafa ulaşması ile feshedilebilecek sözleşmelerden olup somut olayda da davacı fesih iradesini davadan önce çektiği ihtarname ve ödediği bedelin iadesi talebi ile açtığı davada ortaya koymuş bu irade davalıya ulaşmış ve sözleşme feshedilmiştir. Davacı davada ödediği bedelin iadesini talep etmiş, davalı ise edimini yerine getirdiğini bakiye alacağının bulunduğunu, davacının ekonomik krize girdiğinden kötü niyetle dava açtığını ileri sürmüştür. Bu durumda işin tasfiyesi gerekecek olup somut olaydaki gibi götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak
tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar açıklanan ilkeye uygun olmadığından gerektiğinde mahallinde keşifte yapılmak suretiyle bilirkişilerden alınacak ek rapor ile sözleşme kapsamında davalı tarafından hazırlanıp davacıya sunulduğu kanıtlanan imalâtlar ile sunulan hizmetlerin tüm işe göre oranının hesaplattırılması, bulunacak oranın tüm iş bedeline oranlanarak yapılan işin bedelinin hesaplanmasından sonra bulunacak miktardan 120.000 euronun düşülerek davacının alacaklı olup olmadığının belirlenmesi sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 37,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan, 42,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 02.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.