Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/2287 E. 2019/1496 K. 02.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2287
KARAR NO : 2019/1496
KARAR TARİHİ : 02.04.2019

Davacı …Konut İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalılar 1-… İnş. Ltd. Şti. 2-… 3-… 4-… arasındaki davadan dolayı … Asliye Hukuk Hakimliğince (Tic. Mah. Sıf.) verilen 03.03.2016 gün ve 2014/188-2016/125 sayılı hükmü onayan Dairemizin 15.01.2018 gün ve 2016/4683-2018/7 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizce verilen 15.01.2018 tarihli 2016/4628 Esas 2018/7 Karar sayılı onama ilamına karşı davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme taleplerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı davasında davalı şirketin diğer davalılara ait arsa üzerinde inşaat yapımı işini üstlendiğini, yapılacak binanın projelerinin hazırlanması işini ise davalı şirket ile aralarında düzenlenen 23.12.2010 tarihli sözleşme ile kendilerinin üstlendiğini, bu sözleşme kapsamı dışında kalan tadilat projelerini de yaptıklarını ancak bedelinin ödenmediğini, bunun için yaptığı icra takibine de itiraz edildiğini belirterek yaptığı icra takibine davalının itirazının iptâline karar verilmesini istemiş, davalı şirket savunmasında inşaatın bitirildiğini, davacının alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı şirket dışındaki diğer davalıların sözleşmenin tarafı olmamaları nedeniyle aleyhlerine açılan davanın reddi gerektiği, davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmede yapılacak imalâtın bedelinin belirlendiği, TBK’nın 480/1. maddesine göre eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenicinin belirlenen bedelin artırılmasını isteyemeyeceği, dosyaya sunulan tadilat projelerinin ilave iş sayılamayacağı, bu nedenle ilave ücret istenemeyeceği, davacının mükerrer ödeme amacıyla alacağın tahsili için icra takibi başlattığı gerekçesiyle davanın reddine davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlatmış olması nedeniyle davalı lehine 4.600,00 TL icra tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, davalı şirket ile aralarında düzenlenen sözleşme ile yapımını üstlendiği projeleri yaptığını, bu projelerin tamamlanması ve ruhsatların alınmasından sonra davalı tarafından değişiklik talebinde bulunulduğunu, bu nedenle sözleşme kapsamı dışında kalan tadilat projelerini yaptığını belirterek bu projelerin bedeli ile ilgili yaptığı icra takibine itirazın
iptâlini talep etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi olup yüklenici olan davacı, mahkemenin gerekçeli kararında belirtildiği gibi işi kararlaştırılan bedelle yapmak zorunda olup TBK’nın 480 maddesine göre eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak sözleşme dışında kalan bir imalât yapılmış ise ve bu imalât iş sahibinin yararına ise bunun bedelinin TBK’nın 526. maddesine göre vekâletsiz iş görme hükümlerine göre ödenmesi gerekir. Taraflar arasındaki sözleşmede yapılan iş proje işi olup davada talep edilen tadilat projelerinin sözleşme kapsamında olup olmadığı konusu hakimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir konu olup ancak konusunda uzman bilirkişi tarafından belirlenebilir. Bu nedenle konusunda uzman bir bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile davacı tarafından sözleşme kapsamı dışında proje yapılıp yapılmadığının incelettirilmesi, sözleşme kapsamı dışında proje yapılmadığının anlaşılması halinde şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi, sözleşme dışı olup davalı yararına proje yapıldığının anlaşılması halinde bedellerinin yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre hesaplattırılıp tahsil kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi takibin kötüniyetle yapıldığının kanıtlanmamasına rağmen davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamıştır. Kararın açıklanan bu gerekçe ile bozulması gerekirken Dairemizce hatalı olarak onandığı kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından Dairemizce verilen 15.01.2018 tarihli 2016/4628 Esas 2018/7 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, 2. bent uyarınca davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 15.01.2018 tarihli 2016/4628 Esas 2018/7 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz ve karar düzeltme peşin harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.