Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/728 E. 2019/2468 K. 01.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/728
KARAR NO : 2019/2468
KARAR TARİHİ : 01.04.2019

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/06/2017 tarih ve 2016/364 E. – 2017/253 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 29/11/2017 tarih ve 2017/1068- 2017/1082 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mustafa Ibrahim Adır tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, “TAÇ” esas unsurlu, tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı tarafça 11.12.2014 tarihinde yapılan 2014/102407 sayılı, 8 ve 21. sınıf mal ve hizmetlerde geçerli, “TAÇ GRANİT PLUS + ŞEKİL” ibareli marka başvurusuna, müvekkili şirketçe kötüniyet, iltibas ve tanınmışlık hukuki sebeplerine dayanılarak yapılan itirazın nihai olarak TPMK … tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı kurum …’nın 2016/M-7914 sayılı kararının iptalini ve anılan marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “TAÇ” markasının tanınmış marka olduğu, davalının “TAÇ GRANİT PLUS + ŞEKİL” ibareli başvuru konusu markasının biçim, renk ve düzenleme bakımından tamamen davacının tanınmışlık vasfı bulunan markasıyla ilişkilendirilmeye müsait olacak biçimde düzenlediği, bu işaretin tescilinin davacı aleyhine haksız rekabet yaratacağı, ortalama tüketicilerin davalıya ait ürünlerin davacı işletmeden kaynaklandığı yönünde bir yanılgı yaşayacakları, tarafların farklı ürünlerle ilgili ticari sahada faaliyet göstermelerinin davalının gerçekleştirdiği eylemin haksızlığını ve bağlantı kurma şeklinde tezahür etmesi kaçınılmaz olan karıştırmayı önlemeyeceği, bunun iyiniyetli bir girişim olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile …’in 2016/M-7914 sayılı kararının, davacı itirazlarının reddi yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2014/102407 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 01/04/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.