YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6067
KARAR NO : 2019/7200
KARAR TARİHİ : 29.03.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, ihaleli personel olarak 22/05/2014 tarihinden 03/12/2010 tarihine kadar çalıştığını, hizmet akdinin sona erdiği tarihte davalı şirkette çalışmasının olduğunu, … Belediyesi’nin asıl işveren olduğunu, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı … vekili, davacının 03/12/2010 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, yıllık ücretli izinleri ile tüm alacaklarının ödendiğinin ibranameden anlaşıldığını, geriye dönük başka bir alacağı kalmadığını, husumet itirazlarının olduğunu, davacının yüklenici firmanın çalışanı olduğunu, yüklenici firma ile aralarında bir ilişki bulunmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, davacının kendi isteği ile istifa ederek ayrıldığını, kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, buna rağmen kendisine kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığını, sadece kendi şirketlerinde çalıştığı dönemden sorumlu olacaklarını, diğer tüm alt işverenlere de davanın yöneltilmesi gerektiğini zaman aşımı itirazında bulundukları, davacının tüm alacaklarının ödendiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının, kıdem tazminatı talep ettiği, iş aktinin çalıştığı davalı şirketin diğer davalı … ile olan hizmet alım sözleşmesinin süresinin bitmesi nedeni ile 31/12/2009 tarihinde işverence feshedildiğinden kıdem tazminatı hak kazandığını iddia ettiği, davalı şirket ise davacının istifa sureti ile 03/12/2010 tarihinde iş akdini feshettiğini ayrıca ibraname imzaladığından kıdem tazminatı isteyemeyeceğini iddia ettiği, davacı iddiasının kurum kayıtları ile doğrulandığı, 31/12/2009 tarihinde davacının işten ayrılış kaydı bulunduğu, dosya kapsamı ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmesi sonucunda, feshin davalı şirketin hizmet alım sözleşmesinin sona ermesi nedeni ile işverence haksız ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirildiği anlaşıldığından, bu tarihten sonra 03/10/2010 tarihinde davacının istifa ettiğine ilişkin iddianın sonucu etkili olmayacağı, davacının kıdem tazminatı talep hakkının doğduğu, işverenin izin defteri ya da eş değer yazılı belgeler ile işçinin yıllık izinlerini kullandığını ispatlamakla yükümlü olduğu, davalı işveren davacının yasal yıllık izinlerini kullandırdığını veya ücretini ödediğini ispatlayamadığı, tanık anlatımları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının çalıştığı sürede yıllık izinlerinin davalı işverence kullandırılmadığı ve ücretinin ödenmediğinin anlaşıldığı, bu nedenlerle davacının yıllık izin ücreti talep hakkının doğduğu, taraflar arasında kıdem tazminatı miktarı ile işçilik ücreti miktarlarına ilişkin uyuşmazlık bulunduğundan, konusunda uzman bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi raporunda; dosyadaki mevcut deliller, tanık anlatımları ve ibraz edilen kayıt ve belgeler itibariyle, davacının talep edebileceği tazminat ve alacak tutarlarını hesaplamıştır. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına, diğer delillere, usul ve yasaya uygun olduğu, ayrıntılı ve açık olmakla denetime uygun bulunduğu, davacının kıdem tazminatı ile yıllık izin ücret alacağı bulunduğunu ispatladığı, bu tazminat ve alacak taleplerinden bilirkişi raporu ile belirlenen tutarları talep edebileceği anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, hesaba esas hizmet süresi bakımından;
Hizmet döküm cetvelinde ihale dönemleri arasında 14 gün, 1 ay, 4 gün gibi süreler ile giriş çıkışlar arasında 3 adet boşluk bulunmaktadır. İşveren puantajında 2006/ Ağustos ayı puantajında davacının 22/08/2006 tarihinden itibaren ay sonuna dek çalışması görünmemekte ise de sonraki alt işverenin işyerinde hizmet döküm cetvelinde 26/08/2006 tarihinde tekrar işe girişi görünmektedir. Davalı … vekili bu sürelerin gözetilmeyerek 1 ay 12 gün fazladan süre hesaplandığını temyiz gerekçesi olarak ileri sürmüştür.
Mahkeme tarafından yapılacak iş, davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilerek yukarıda bahsedilen bu süreler kendisine açıklanarak sorulmalı, kendisine detaylıca açıklatılmalıdır. Ayrıca tanıklar gerekirse tekrar bu konuda dinlenmeli, alınacak beyanlara göre celbi gerektiği anlaşılan belgeler olur ise celbedilmeli, davalı vekilinin itiraz ettiği sürenin 1 ay 12 gün olduğu da gözetilerek hizmet süresine toplamda 1 ay 12 günlük sürenin eklenip eklenmeyeceği, ne kadarının ekleneceği veya eklenmeyeceği irdelenerek sonuca gidilmeli, hizmet süresinde oluşacak değişikliğin neticeye etkisi de irdelenmelidir.
3-Gerekçeli kararda yer alan fesih gerekçesi bakımından;
Davacının 31/12/2009 tarihinden sonra da davalı Şirket alt işveren olarak davalı …’de çalıştığı SGK belgelerinden de anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde hem 03/12/2010 hem 31/12/2009 tarihleri iş aktinin son erme tarihi olarak çelişkili şekilde ifade edilmiştir. Davacının iş aktinin 03/12/2010 tarihinde sona erdiği, istifa dilekçesine rağmen davalı Şirket tarafından kıdem tazminatı ödendiği de anlaşılmaktadır.
Mahkeme gerekçesinde yukarıdaki hususlar da göz önüne alınmalıdır. İş aktinin sona erme tarihi olarak 03/12/2010 tarihi esas alınarak hesaplama yapılması ve kıdem tazminatı talebinin kabul edilmesi ise yerindedir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, 29/03/2019 günü oybirliğiyle karar verildi.