YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11547
KARAR NO : 2013/31917
KARAR TARİHİ : 18.12.2013
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki eksik ifa davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı TOKİ’ye vekaleten tasarrufta bulunan dava dışı yüklenici… şirketinden bağımsız bölümleri satın aldıklarını, sözleşmenin ekindeki mahal listesinde, tanıtım materyallerinde, yönetim planında, internet sitesinde ve makette yer alan spor tesisleri ve sosyal donatı ve yeşil alanlarının siteye ait olduğunun belirtilmesine rağmen ortak kullanım alanlarının dava dışı … Belediyesine ait olduğunu, 17 parselde yer alan spor tesislerinin mülkiyetinin ise TOKİ’ ye ait olduğunu Güvenpark evleri Eylül – Aralık 2009 faaliyet raporu ve 2010 Ocak ayı Güvenpark dergisi yayınları ile öğrendiklerini, bu durumun davalı tarafından hile ile gizlendiğini, 29.01.2010 tarihinde ihtarname çektiklerini, bu eksiklikler nedeniyle %30 değer kaybına uğradıklarını ileri sürerek şimdilik 1.000.00.TL’nın, yargılama sırasında 18.10.2012 tarihinde verilen ıslah dilekçesi ile davacılardan … için 11.200.00.TL, … için 12.550.00.TL, … için 11.950.00.TL … için 12.250.00.TL ve … için 12.000.00.TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, husumet yokluğu, ayıp ve eksiklik bulunmadığı
ayrıca süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı nedenleriyle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların ıslah talepleri dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satış esnasında sunulan katalog, proje ve tanıtımlarda belirtilen ancak bunlara uygun olarak yapılmayan veya eksik yapılan işler nedeni ile davacıların satın aldığı dairelerde oluşan değer kaybının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, tanıtım materyallerinde proje kapsamında ve vaziyet planı içerisinde gösterilerek taahhüt edilen sosyal ve sportif tesisler ile yeşil alanın bir kısmının … Belediye Başkanlığı’na ait taşınmaz ve TOKİ’ ye ait 17 parsel üzerinde kaldığı, bu şekilde taahhüt edilen kısımlara ilişkin edimin hiç ifa edilmediği, eksik ifa nedeni ile değer kaybına hükmedilmiştir.
Davaya konu sosyal ve sportif tesisler ile yeşil alanın bir kısmının … Belediye Başkanlığı’na ait taşınmaz ve TOKİ’ye ait 17 parsel üzerinde yapıldığı, bağımsız bölümlerin davacılar …, … ve …’a 25.09.2008 tarihinde, …’a 26.09.2008 tarihinde, …’na 22.10.2008 tarihinde teslim edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; dava konusu olayda “ayıplı ifa” mı, yoksa “eksik ifa”nın mı söz konusu olduğu; burada varılacak sonuca göre satıcının sorumluluğuna gidilebilecek ihbar ve zaman aşımı süreleri ile talep hakkının kapsamının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Davacılar, tüketici olduğuna göre, tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4. maddesinde yer almaktadır.
Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır.
Ayıp kavramı ile eksik … ise birbirinden farklıdır.
Ayıp; yasa yada sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği yada olmaması gereken vasıfların olmasıdır.
Eksik … ise; sözleşme konusu işlerin yapılmaması yani hiç yapılmayan iştir.
Eksik ifa ise, kanunlarımızda tanımı yapılmamakla birlikte, 4077 sayılı Kanun’un 4 maddesinde sayılan ayıp kavramı içerisinde mütalaa olunmaktadır.
Yukarıda da ayrıntısı ile açıklandığı üzere; malın ayıplı olması halinde taraflara ait hak ve yükümlülüklerin nelerden ibaret olduğu, 4822 sayılı Kanun’la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4.maddesinde düzenlenmiş; ayıbın gizli ya da açık olması halleri için ayrı ihbar süreleri getirilmiş; hatta ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenmesi halinde zamanaşımı süresinden yararlanılamayacağı, açıkça ifade edilmiştir.
Buna göre; satılan maldaki ayıp açık ayıp niteliğinde ise, 4077 sayılı Kanun’un 4.maddesi uyarınca malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde; gizli ayıp niteliğinde ise, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi; ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ise, ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisinin dikkate alınması, gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davacıların dava dilekçesinde tanımladıkları kendi sitelerine ait olması gereken sosyal ve sportif tesisler ile yeşil alanın bir kısmının … Belediye Başkanlığı’na ait taşınmaz ve TOKİ’ye ait 17 parsel üzerinde yapıldığı yönündeki ayıpların, satın alınan bağımsız bölümün ekonomik değerini düşüren açık ayıp olduğu, davalının bu ayıbı gizlemek için de herhangi bir hileye başvurmadığı, davacıların bu ayıplardan bağımsız bölümü satın ve teslim aldığı tarihte kolayca bilgi sahibi olabileceği kuşkusuzdur.
Davacıların teslim aldıkları bağımsız bölümler nedeniyle, 4077 sayılı Kanun’un 4.maddesi gereğince malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde davalıya bu hususlarda ayıp ihbarında bulunmadığı da anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, 4.madde de konut satışlarında zaman aşımı süresi beş yıl olarak öngörülmüş ise de, konutu satın alan davacı, açık ayıp halinde, malı teslim aldığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde satıcı veya malike ayıp ihbarında bulunur ise, bu durumda malı teslim aldığı tarihten itibaren beş yıl içerisinde 4077 sayılı Kanun’a dayanarak dava açabilecektir.
2013/11547-31917
Hal böyle olunca, sosyal ve sportif tesisler ile yeşil alana ilişkin ayıp ihbarının süresinde yapılmadığından bu talebin reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.