YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/249
KARAR NO : 2019/2265
KARAR TARİHİ : 26.03.2019
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/06/2017 tarih ve 2016/54 E. – 2017/227 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 16/11/2017 tarih ve 2017/1011-2017/1040 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Kale” esas unsurlu seri markalarının bulunduğunu, “Kale” markasının mahkeme kararı ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davalı şirketin 2011/114772 başvuru sayılı “Kalecik” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın nihai olarak … tarafından reddedildiğini, ancak iltibas tehlikesinin bulunduğunu, davacı markasının tanınmış marka olduğunu, “Kale” ibaresinin aynı zamanda davacının ticaret unvanı olması nedeniyle korunması gerektiğini, “Kalecik” ibaresinin bir ilçe adı olmasının 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesi uyarınca da ret sebebi oluşturduğunu ileri sürerek TPMK’nın …’nın 12.12.2015 tarih ve 2015-M-11917 sayılı kararının davacı aleyhine olan kısımlarının iptali ile 2011/114772 başvuru nolu “Kalecik” markasının tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, kurul kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket, dava konusu “Kalecik” markasının kendi adlarına tescili talebiyle yaptıkları başvurunun kabul edilmediğini, davalı şirketin bu isim ve nam altında 1986 yılından beri faaliyet göstermekte olup herhangi bir isim hakkına tecavüz kastının olmadığını, çalışma alanının tekstil ve inşaat olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava konusu “Kalecik” ibareli marka ile davacıya ait “Kale” ibareli tescilli markalar arasında, görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, gerekçeyle davanın kabulüne, TPMK’nın …’nın 12.12.2015 tarih ve 2015-M-11917 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın karar tarihi itibariyle tescilli olmaması sebebiyle hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun, esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK’dan alınmasına, 26/03/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.