YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9669
KARAR NO : 2019/8040
KARAR TARİHİ : 08.04.2019
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : … 5. İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi’nin kararı duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde 16.05.2016 tarihinde iş akdine organizasyonel değişiklik gerekçe kılınarak fesih yapıldığı, davacıya tedarik bölümünde üretim uzmanı görevinin teklif edildiğini, bu görevin eski görevinden daha ağır çalışma koşulları ve daha düşük düzeyde olması nedeniyle esaslı iş değişikliği olduğu, asıl amacın iş akdini sonlandırmak olduğunu beyan ederek feshin geçersizliği ve işe iade talep ederek 8 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücreti tutarında tazminat talep ettiğini ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin genel merkezinin … adresinde bulunması sebebiyle, yetkili mahkemenin … … iş mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davanın yetkisizlik gerekçesiyle usul yönünden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının işyerinde organizasyonel değişikliği gerektirir bir durum olmadığı yönündeki beyanının asılsız olduğunu, müvekkili şirketin bir çalışanı olan davacının yönetimsel kararların gerekliliği hakkında bilgi ve fikir sahibi olmasının beklenemeyeceğini, davacının kendisine teklif edilen pozisyonun niteliği itibariyle çalışma koşullarını ağırlaştırıcı olduğu yönündeki iddiasının asılsız olduğunu, aksinin kabulü halinde dahi davacının yazılı kabulünün istendiğini, davacı kendisine teklif edilen pozisyonu kabul etmediğini, davacıya teklif edilen yeni görevde aylık ücret ve sosyal haklarında hiçbir değişiklik olmayacağının bildirildiğini, müvekkili şirket, çalışanını kaybetmemek adına tamamen iyi niyetli hareket etmesine rağmen, davacı kendisine yapılan tüm teklifleri reddettiğini, dolayısıyla, fesihten başka çaresi kalmayan davalı işverenin fesihte son çare ilkesine uyduğunu, davacının iş sözleşmesinde, müvekkili şirketin davacıyı gerekli gördüğü durumlarda başka pozisyonlarda değerlendirebileceği hususunda açık hüküm bulunduğunu, hâl böyleyken, kendisine teklif edilen görevi kabul etmeyen davacı, iş sözleşmesine aykırı hareket ettiğini, davalı şirketin asıl amacının davacının iş sözleşmesini feshetmek olduğu yönündeki beyanlarının da asılsız olduğunu, dava dosyasına buna ilişkin hiçbir belge sunmadığını oysa bu husustaki ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesi tarafından, davacıya yazılı olarak teklif edilen iş ile davalı iş yerinde çalıştığı dönemde yaptığı işin görev tanımı olarak birbirinden farklı olduğu, davacının çalıştırılabileceği başka işlere işçi alındığı bu nedenle işçinin niteliklerine uygun başka pozisyon olmadığı gerekçesinin doğru olmadığını, davacıya teklif edilen iş için çalıştırılmak üzere başka personel alınmadığını, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı bu ilke kapsamında iş sözleşmesinin korunması amacıyla işveren tarafından teklif edilen üretim planlama uzmanlığı dışından başka bir çalışma yapılmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine bir ay içinde işe başlatılmadığı takdirde 7 aylık işe başlatmama tazminatı ile 4 aylık boşta geçen süre ücretine hükmedilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf başvurusunda;
Maddi hatalar içeren bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, itirazlarına rağmen ek rapor alınmadığını, … isimli işçinin davacının iş akdinin feshinden sonra davacının Üretim Planlama Uzmanı olarak görevlendirildiğini, ancak bu kişinin Tedarik Planlama Uzmanı olarak gösterildiğini, davacının lise mezunu olduğunu, iyi derecede İngilizce bilmediğini, davacının … ili … ilçesinde … mahallesinde bulunan fabrikada istihdam edilebilmesi için en az üniversite mezunu olması ve iyi derecede İngilizce bilmesi gerektiğini, davacının 2016 yılı içerisinde … Fabrika veya … Fabrika bünyesinde hiçbir pozisyona başvurusu bulunmadığını, davacının çalıştırılabileceği başka bir pozisyon da olmadığını, davacının istihdam edildiği işyerinden 82 km uzaklıkta bulunan … Fabrika’daki Tedarik Zinciri Uzmanlığı pozisyonunun teklif edilmemesi nedeniyle feshin geçeriz olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğunu, fesihte denetime konu olan tüm ilkelere uygun hareket edildiğini, şirket içi karar alma mekanizmasının hızlandırılması amacıyla alt birimlerde bulunan çalışanların müdürleriyle doğrudan iletişime geçmeleri ve raporlama yapmaları ihtiyacı üzerine 1/6/2016 tarihi itibariyle “Şef” pozisyonunun ortadan kaldırılması ve Lojistik departmanın bağlı olarak Müşteri Hizmetleri ve Planlama & Tedarik Yönetimi birimlerinin oluşturulması yoluna gidildiğini, bu kararın çalışanlara duyurulduğunu, davacının mevcut ücretinde ve sosyal haklarında bir değişiklik olmadığını, işletmesel kararın tutarlı bir şekilde uygulandığını, iş sözleşmesinin keyfi olarak feshedilmediğini, değişiklik öncesi şef pozisyonunda çalışıp yapılan teklifi kabul etmeyen tek çalışanın davacı olduğunun da gözardı edilmemesi gerektiğini, işe başlatmama tazminatının davacının 7 aylık ücreti olarak belirlenmesinin de isabetsiz olduğunu, fesih bildiriminde yapılan maddi hatanın dikkate alınmamış olmasının da doğru olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
B) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge adliye mahkemesince; Fesih döneminde 24 işçi alındığını bu işçilerden 3’nün davacının çalıştığı … fabrikasında işe başladığını , fesihten sonra davacının çalışabileceği başka birimlere işçi alımı yapıldığını, buna rağmen davacının niteliklerine uygun başka iş bulamadığı gerekçesi ile iş akdinin feshedildiği bu nedenle feshin geçerli olmadığı, 24 yıllık kıdemi olan davacının iş akdinin bu şekilde feshi yoluna gidilmiş olması nedeniyle işe başlatmama tazminatının 7 aylık brüt ücret olarak belirlenmesinde isabetsizlik olmadığı belirtilerek davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
C) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulmuştur.
D) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız). Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatının belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Somut olayda, davacı 01.09.1992-16.05.2016 tarihleri arasında çalışmıştır. Kıdem süresi ve fesih sebebine göre işe başlatmama tazminatının 7 ay yerine 6 ay olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun olacaktır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın kabulü ile, feshin geçersizliğine, davacının davalı işveren nezdindeki işine iadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işveren tarafından işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının tahsilinin gerektiğinin TESPİTİNE,
5- Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca belirlenen 2.725,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Peşin harcın mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
7- Davacının yaptığı harçlar dahil toplam 137,40 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 08/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.