YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8131
KARAR NO : 2019/3406
KARAR TARİHİ : 28.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde; nüfus kayıtlarında kardeşi olarak gözüken …’nın çocuğu olduğunu iddia ederek …’ya ait nüfus kaydının düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; dava tarihinde davacının yerleşim yeri İstanbul olduğundan ve yerleşim yeri mahkemesi nüfus davalarında kesin yetkili olarak kabul edildiğinden mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosya içerisine konulan nüfus kayıtlarına göre, …’nın … ve … oğlu … ile eşi … oğlu olarak 31.08.1972 tarihinde tescil edildiği, iddiada ise adıgeçenin … ve … oğlu … Toprakkala ile eşi Makbule oğlu olduğu bildirilerek nüsuf kaydının buna göre düzeltilmesi istenilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-(a) maddesi, “Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kayıt düzeltme davaları (..) (1) nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır.” hükmünü içermektedir. Bu madde içeriğine göre yetkili mahkeme ilgililerin yerleşim yeri mahkemesidir.
Davada, …’nın anne ve baba yönünden nüfus kaydının düzeltilmesi istenilmektedir. Davadan, hem kayden anne ve baba görünen kişilerin mirasçılarının hukuku, hem de kaydın düzeltilmesi halinde anne ve baba olacak … ve Makbule’nin mirasçılarının hukuku etkilenecektir. Bu durum dikkate alınarak hukuku etkilenecek kişiler davalı sıfatı ile davaya dahil edilerek, taraf oluşumu sağlanmalı, bu aşamadan sonra ilgililerin yerleşim yerleri dikkate alınarak ve bu kişilerden birisinin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu hususu gözetilerek yetkili mahkeme belirlenmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.