Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/18683 E. 2012/23839 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18683
KARAR NO : 2012/23839
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

Davacı-k.davalı … ile davalı-k.davacı … aralarındaki nişan hediyelerinin iadesi-tazminat davasına dair … Aile Mahkemesinden verilen 02.11.2011 günlü ve 2011/152 E.- 2011/822 K. sayılı hükmün Onanması hakkında dairece verilen 21.06.2012 günlü ve 2012/10345 E. – 2012/15626 K. sayılı ilama karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, nişanın haksız olarak bozulması nedeniyle; müvekkili tarafından davalıya verilen nişan hediyelerinin aynen, bunun mümkün olmaması halinde ise bedeli olan 10.000 TL nin iadesi ile 5.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; tarafların gayri resmi olarak evlendiklerini ve 5 ay kadar birlikte yaşadıklarını savunarak davanın reddini dilemiş, karşılık davada ise; müvekkiline ait çeyiz eşyalarının aynen, bunun mümkün olmaması halinde ise bedelinin iadesi ile 5.000 TL maddi, 20.000 TL manevi olmak üzere toplam 25.000 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; taraf vekillerine 06.10.2011 tarihli celse sırasında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 120/2 maddesi gereğince gider avanslarının yatırılması için iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen, gider avanslarının yatırılmadığı gerekçe gösterilerek, HMK. nun 120/2.maddesi gereğince davaların açılmamış sayılmasına dair verilen hüküm davalı (karşı davacı) vekilinin temyiz talebi üzerine Dairemizce onanmış, davalı (karşı davacı) vekili bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Bilindiği üzere, mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere, dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.HMK.’un 115/2 maddedeki kurala göre ise “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise, hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için HMK. 94.maddesi uyarınca kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.HMK.’nun 120.maddesinde gider avansı düzenlenmiştir.Buna göre “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir”.
30.09.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 1. maddesinde tarifenin amacının dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu açıklanmıştır.Davanın açıldığı tarihte eksik veya hiç gider alınmamış olsa bile gider avansı dava şartı olmakla hüküm verilinceye kadar ikmal ettirilebilir. İster gider avansı isterse tamamlama avansı olarak tanımlansın ikmal edilmesi gereken paranın hukuk yargılamasındaki nitelemesi dava şartı olarak gösterilen gider avansıdır. Gider avansının yatırılmaması veya ikmal edilmemesi halinde dava usulden reddedilecektir.Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması nedeniyle mahkemece gider avansını oluşturan kalemlerin neler olduğu ile bu kalemlerin her biri için yatırılması gereken miktar net olarak belirlenmeli ve tarafa da gider avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır (HMK. nun 94, 120/2. maddeleri). Zira, mahkemelerin gerek maddi hukuka ve gerekse usul hukukuna ilişkin hak düşürücü ara kararlarının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması ve sonuçlarının sıfatı ne olursa olsun ilgilisine bildirilmesi zorunludur (HGK.nun 01.05.2002 T. 2002/20-393 E., 2002/337 K.; 12.06.2002 T. 2002/2- 473 E. 2002/483 K.; 07.05.2003 T. 2003/11-319 E., 2003/335 K.; 06.10.2004 T. 2004/9-512 E. 2004/464 K. sayılı ilamları).
Somut olayda, 06.10.2011 tarihli ara kararı ile mahkemece; gider avansının yatırılması hususunda taraflara iki haftalık kesin süre verilmiş ise de, anılan gider kalemlerinin neler olduğu ile her bir kalem için ne miktar gider yatırılması gerektiği belirtilmediği gibi verilen kesin sürede bu yükümlülük yerine getirilmediği takdirde usul hukuku açısından doğacak sonuç olan dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddedileceğinin de ihtar edilmediği, dolayısı ile gider avansına ilişkin bu sürenin veriliş biçiminin, HMK. nun 94 ve 120/2. maddeleri anlamında sonuç doğuracak nitelikte olmadığı açıktır.Buna göre mahkemece; gider avansını oluşturan harç, tebligat gibi gider gerektiren işlemlerin kalem kalem açıklanarak her bir kalem için yatırılması gereken miktarın gösterilmesi, dava şartına yönelik gider avansı ile ilgili olarak verilen kesin sürede yatırılmamasının sonuçlarının da duruşma zaptına açıkça yazılması suretiyle ara kararı kurularak taraflara kesin süre verilmesi ve ondan sonra ortaya çıkacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, aksi yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, mahkeme kararının açıklanan bu gerekçe ile bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşılmakla, davalı (karşı davacı) vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.06.2012 günlü ve 2012/10435 E. 15626 K sayılı Onama kararının kaldırılarak mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.