Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2018/1888 E. 2019/2162 K. 01.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1888
KARAR NO : 2019/2162
KARAR TARİHİ : 01.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı asil, davalı bankadan 26/09/2007 tarihinde 16.000 TL bitkisel üretim kredisi kullandığını, bankanın borçları ödeyemediği gerekçesi ile kredi borcunu takip hesabına aktardığını ve adına yatan çiftçi kayıt sistemi çerçevesinde devlet hibesinin davalı banka tarafından bloke edildiğini, ayrıca … İcra Müdürlüğü 2011/167 esas sayılı takip dosyası kapsamında kefil olan eşi … emekli maaşının diğer kefili … destekleme payından kefil sıfatıyla kesinti yapıldığını, davalı bankadan hesap ekstreleri istenilmesine rağmen kesintilere ilişkin ekstrelerinin verilmediğini, bankaya olan kredi borcunun bu şekilde tamamen ödendiğini, davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka, davaya konu alacağın 17/06/2014 tarihinde … temlik edilmiş olduğunu, temlikname nedeniyle temlik tarihinden başlamak üzere tüm hak ve alacakların temlik edene devredildiğini, bankanın kredi takip alacağının sona erdiğini, bu sebeple bankaya husumet yöneltemeyeceğini, davanın husumet yokluğundan usulden reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılamaya göre, davanın İİK.’nun 72. maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, menfi tespit davasının açılması için mutlaka derdest bir takibin bulunması zorunlu değil ise de, davalı bankaca alacağın 10.06.2014 tarihi itibariyle temlik alacaklısı tarafından yatırılarak kapatıldığının belirtildiği, davacının dava dilekçesinde bildirdiği … İcra Müdürlüğünün 2011/167 E. sayılı takip dosyasında da davacının borçlu sıfatının bulunmadığı, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h maddesinde “Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması” bir dava şartı olarak öngörüldüğü gerekçesiyle hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, genel kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dosya içeriğindeki belgelerden dava açılmadan önce 2011 tarihli takip alacağının dava dışı … temlik edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davada taraf sıfatı bulunmayan davalı yönünden, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekir ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesi değiştirilmiş hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.