YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3538
KARAR NO : 2018/9336
KARAR TARİHİ : 26.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde… Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde baştabip yardımcısı olan sanığın, 2009 yılında hizmet alımı sözleşmesi imzaladığı…, … ve … Diş Laboratuvarlarına yönlendirmesi gerektiği halde, kron köprü ve iskelet döküm işleri yapılan hastaları iş yeri işletme ruhsatı bulunmayan …’e ait diş laboratuvarı ile … ilinde ikamet eden …’a yönlendirip, sözleşmesi de bulunmayan bu laboratuvarlardan gelen faturaları diş tabibi ve başhekim olarak onaylayarak faturaların belirli tutarlarının SGK tarafından ödenmesini sağlayıp kurum ile sözleşme yapmış kişilerin mağduriyetine ve kamunun zararına yol açtığı iddia ve kabul olunan dava konusu somut olayda; suç tarihinde yürürlükte bulunan resmi kurum dışı yapılan diş tedavilerindeki ödeme yöntemini belirleyen Sağlık Uygulama Tebliğinin temin edilerek sözleşme kapsamındaki laboratuvarlar ile sözleşme yapılmayan laboratuvarlar arasındaki uygulama farklılığının tespiti ve bu bağlamda, özellikle SGK tarafından yapılacak ödemelerde hangi kriterlerin esas alındığı, sözleşme kapsamında bulunmayan laboratuvarlarca düzenlenen faturaların onaylanmasının ve buna göre ödeme yapılmasının mümkün olup olmadığı, mümkünse bunun hangi koşullarda gerçekleştirildiği, sanık tarafından yapılan onay işlemiyle sözleşme kapsamında bulunmayan laboratuvarlara ne miktarda ödeme yapıldığı hususlarının belirlenmesi, sanığın savunmasında belirttiği… ve… Diş Protez Laboratuvarları tarafından yapılan metal döküm işleminin standartlara uygun olmadığına ilişkin teknik rapor ve bu laboratuvarlar ile yapılan sözleşmelerin idarece feshine ilişkin belgelerin getirtilip fesih nedeninin tespiti, fesih tarihinin, sözleşme dışı laboratuvarlara gönderildiği belirtilen hastaların sevk ve ödeme tarihleriyle karşılaştırılması, katılan …’nin sözleşmenin iptalinin taahhüt edilen metal haricinde malzeme kullanılmasından kaynaklandığına dair beyanı üzerinde de durularak,gerek görülmesi halinde tüm bu hususlar yönünden sağlık ve sosyal güvenlik uygulamaları konusunda uzmanlardan oluşturulacak bilirkişi heyetine inceleme yaptırıldıktan sonra hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, CMK’nın 231/6-c maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilerek, “giderilmesi gereken zarar” kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu dikkate alınarak, öncelikle olay nedeniyle kamunun veya kişilerin uğradıkları maddi bir zararın bulunup bulunmadığının saptanması, var ise sanığa bildirilip tazmin edip etmeyeceğinin sorulmasından sonra, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan, hakkında takdiri indirim uygulanan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ”katılanın zararının giderilmediği” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sanık ve müdafin lehe hükümlerin uygulanması yönündeki beyanları karşısında, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/1. maddesi uyarınca adli para cezasına veya tedbire çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılmaması,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, 26/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.