YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5669
KARAR NO : 2019/17209
KARAR TARİHİ : 02.10.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından verilen 28.05.2019 havale tarihli dilekçede Dairemizin 14/06/2017 tarihli ve 2017/5414 E., ve 2017/10501 K. sayılı onama kararının maddi hataya dayalı olarak verildiği ileri sürülerek kararın ortadan kaldırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Mahkeme kararının gerekçe hüküm çelişkisi içerdiği gözden kaçırılarak karar verildiği anlaşılmakla yukarıda tarih ve numarası belirtilen ONAMA KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA ve hükmün aşağıdaki şekilde bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005 yılı Mayıs ayından itibaren davalı Şirkette tır şoförü olarak çalışmaya başladığını, hastalığı nedeniyle 05/06/2013 tarihinde hastaneye yattığını, bu arada ameliyatı yapıldığını ve 17/06/2013 tarihinde 30 gün rapor vererek taburcu edildiğini, raporlu olduğu halde Şirketçe çalıştırıldığını, 28/07/2013 tarihinde Gaziantep’ten almış olduğu yükü Mersin otoban çıkışında bulunan … Atölyesine akşam saatlerinde getirdiğinde M. B. isimli şirket yöneticisi tarafından kendisine limana gitmesi söylendiğini, kendisi yeni yoldan geldiğini, 7-8 gündür yollarda olduğunu, istirahatlı olduğu halde çalıştığı için ameliyat yerinde iltihap oluştuğunu, o sırada iş yerinde 4-5 şoför daha bulunduğundan kendisinin mazur görülmesini söylediğinde ise M. B. herkesin içinde kendisine hitaben “sen zaten ite dönmüşsün, her topla s…. Git” diyerek hakaret ve sövmede bulunduğunu, davacının asgari ücret +700 EURO sefer primine göre çalıştığını, haftalık izinlerini de kullanmadığını, davacının Avrupa ülkelerinde iki üç gün içinde yükü teslim etmek zorunda olması nedeni ile 13 saat araç kullandığını, fazla mesai ödenmediğini, son üç sefer primi alacağı olan 2,100 EURO sefer prim alacağı ödenmediğini, son beş yıllık asgari ücret alacaklarının da ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti genel tatil ücreti, hafta tatil ücreti, sefer primi, asgari ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili Şirketin davacıya borcu olmadığını, bu nedenle davayı kabul etmediklerini, davacının asgari ücretle çalıştığını, kendisine seferlerine masrafları için harcırah verildiğini, 700 EURO sefer primi hayali olup hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hiçbir ücret alacağının bulunmadığını, davacının göstermiş olduğu tanıklar ile müvekkili şirket arasında davaların devam etmekte olduğunu, bu nedenle tanıklıklarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının, 01/06/2005-13/08/2013 tarihleri arasında davalı işyerinde tır şoförü olarak çalıştığı, ancak 28/07/2013 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığının bildirildiği, iş sözleşmesinin şirket yetkilisi tarafından kendisine hakaret ederek sonlandırıldığının tanıklarca ifade edildiği, bu durumda davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2. fıkrasında gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı kural altına alınmıştır.
Mahkemenin karar gerekçesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının “32,696,81 TL asgari ücret alacağına hak kazandığını belirlemiştir.” açıklanmasına ve davacı tarafça da bu miktarın talep edilmesine rağmen, bu alacağın 696,84 TL. olarak hüküm altına alınması, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturmuştur. Ücret alacağı açısından gerekçe hüküm çelişkisi içeren kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 02.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.