YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/413
KARAR NO : 2013/4455
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, … 5.icra müdürlüğünün 2011/366 Esas sayılı takip dosyasında, 10.4.2012 tarihli takip talebi ile, 2012 yılı Nisan ayı kira parısı olan 600 TL’nin işlemiş faizi ile birlikte tahsili ile tahliye isteminde bulunmuştur. Ödeme emri davalı borçluya 12.4.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, yasal süre içinde davalı borçlu itiraz etmemiştir. Böylece takip talebinde istenen alacak miktarı (kira parası) kesinleşmiştir. Davacı alacaklı kesinleşen icra takibi nedeniyle İİK’nun 269/a maddesi gereğince tahliye isteminde bulunmuştur. Bu durumda davalı 30 gün içinde borcun ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece, davalının takibe konu borç karşılığı davacıya çek verildiği ve sunulan belgede çekin davacı tarafından alındığı yazılı olduğu gerekçesiyle borcun ve alacağın ötelendiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak,davalının ödeme belgesi olarak sunduğu ve taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 30.8.2012 tanzim tarihli belgede, “…alacaklının her türlü haklarını saklı tutarak,23.10.2012 vadeli çeki kabul ettiği…” yazılıdır. Bu belge borcu kesin olarak sonlandıran bir ödeme belgesi değildir. Kaldı ki davacı alacaklı bu belgedeki çeki kabul ederken her türlü haklarını saklı tuttuğunu beyan ettiği gibi,bu belgenin düzenleme tarihi ve kabul edilen çekin vadesi ödeme emri tebliğinden itibaren hesaplanan yasal 30 günlük süreden çok sonraki bir tarihtir. Bu nedenlerle bu belge ve alacaklının 30 günden çok sonraki vadeli bir çeki kabul etmesi 30 gün içinde ödeme yapılmaması karşısında temerrüt olgusunun gerçekleşmesine engel teşkil etmez. Temerrüt olgusu gerçekleşmiş olup mahkemece tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.