Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2010/5161 E. 2010/4851 K. 18.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5161
KARAR NO : 2010/4851
KARAR TARİHİ : 18.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

… ve müşterekleri ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair…Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.11.2009 gün ve 258/360 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar … ve arkadaşları vekili; dava konusu 125, 167, 184, 185, 268, 271, 281, 295, 627, 653, 892, 823 ada 10, 825 ada 46, 859 ada 13 ve 17, 892 ada 3 ve 4 ile 934 ada 5 parsellerin vekil edenleri ile davalının ortak miras bırakanları Ali ve Havva Menekşe adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, muris Ali’nin 1993 yılında ve muris Havva’nın ise 1991 yılında öldüğünü ve taraflardan başka mirasçı bulunmadığını, tüm mirasçıların katılımıyla 28.05.2008 tarihli miras taksim sözleşmesi yaptıkları halde davalının Tapu Sicil Müdürlüğünde taksim sözleşmesi doğrultusunda intikale yanaşmadığını, TMK.nun 676. maddesi uyarınca tapu kayıtlarının iptaliyle miras taksim sözleşmesi gereği dava konusu parsellerin mirasçılar adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davacılardan kardeşi …’in nakit para ve iş verme vaadinde bulunduğu halde kendisine verilen sözlerin tutulmadığını tasarrufunda bulunan taşınmazın üzerinde baz istasyonu bulunduğunu, ailesiyle kendi sağlığını tehdit ettiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, TMK.nun 677. maddesi uyarınca tüm mirasçılar arasında yapılan taksim sözleşmesinin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; TMK.nun 676.maddesi uyarınca miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 676. maddesine göre; “Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar.
Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler.
Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.”
Dava konusu taşınmazlar, 22.03.1991 tarihinde ölen Havva Menekşe ile 14.09.1993 tarihinde ölen … Menekşe adına tapuda kayıtlıyken, bu murislerin ölümünden sonra mirasçı olarak geriye davacılar ile davalının kaldığı, dosya içinde bulunan mirasçılık belgelerinden anlaşılmaktadır. Dava dosyası içinde bulunan 28.05.2008 tarihli yazılı “Miras Taksim Sözleşmesi” Ali ve Havva Menekşe mirasçılarının tamamının katılımıyla düzenlenmiş olup, TMK.nun 676. maddesi uyarınca geçerli bir sözleşmedir.Ancak, tüm mirasçılar tarafından 28.05.2008 tarihinde miras taksim sözleşmesi yapıldıktan sonra, 21.10.2008 tarihinde Tapu Sicil Müdürlüğünde yapılan intikal işlemiyle dava konusu parseller elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olarak tüm mirasçılar adına tapuya tescil edilmiştir.Miras taksim sözleşmesi yapıldıktan sonra, tapu sicil memuru huzurunda murisleri üzerinde kayıtlı bulunan dava konusu parsellerle ilgili iştirak (elbirliği) mülkiyeti şeklinde intikal işlemi gerçekleştirildiğine göre, miras taksim sözleşmesinden dönüldüğünün ve sözleşmenin bozulduğunun kabulü gerekmektedir. Mahkemece açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken usul ve kanuna aykırı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davalının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 270,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.