Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2016/7361 E. 2019/4713 K. 13.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7361
KARAR NO : 2019/4713
KARAR TARİHİ : 13.11.2019

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı kooperatif ile dava dışı Mehmet Bülbül’ün 17.04.2014 tarihinde T. Halk Bankası A.Ş. Saathane Samsun Şubesinden kullanmış olduğu krediye davacının, kooperatifin ve dava dışı … ve …’ün müteselsil kefil olduğunu, asıl borçlunun kredi borcunu ödememesi üzerine müteselsil kefillerden biri olan davalı kooperatifin bankaya ödemede bulunduğunu, ardından da kooperatifin asıl borçlu ve üç müteselsil kefile rücu ederek Samsun 2. İcra Müdürlüğünün 2014/8017 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yaptığını, müvekkilinden 25.615,00 TL tahsil yapıldığını, borcun kefillere pay edilmesi ve kendi payına düşeni istemesi gerekirken diğer kefillerin payına düşen miktar toplamı olan 19.211,25 TL’nin fazla tahsil edildiğini ileri sürerek tahsil edilen bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 02.05.2014 tarihli sözleşmenin 2. maddesi ile benimsenen hüküm ile birlikte müteselsil kefil olan davacı ile davalı kooperatif ve diğer dava dışı kefillerin TBK’nın 587/2. maddesinde öngörülen paylı sorumluluk esasından farklı olarak kendi aralarında davalı kooperatif tarafından kredi borcunun ödenmesi halinde kooperatifin yaptığı ödemenin tamamını diğer kefil ve asıl borçludan talep edebileceği kararlaştırılmış olduğu, kooperatif tarafından yapılan takibin yasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.