YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4539
KARAR NO : 2013/1412
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla … Turizm İnşaat Petrolcülük Pazarlama …ve Tic.Ltd.Şti’ndeki 100 hissesini 18.9.2008 tarihinde davalı … ‘na devrettiğini belirterek davalılar arasındaki hisse devrine ilişkin tasarrufun iptaline hisselerin borçlu adına tespit ve tescile karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, toplanan delillere göre ,davalı borçlu hakkında geçici veya kesin aciz vesikası bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İcra İflas Kanununun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.Bu tür davaların dinlenebilmesi için mahkemenin de kabulünde olduğu gibi borçlu hakkında düzenlenmiş geçici aciz belgesi (İİK 105.madde)veya kat’i aciz belgesinin (İİK 143.madde)davacı tarafından sunulması gereklidir. Ancak 19.10.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Yasasının Geçici 13.maddesi “ sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda (Tasfiye
Hâlinde T. Emlak Bankası A.Ş. dâhil) 26.12.2003 tarihinden önce bankacılık teamüllerine göre teminatlı ve/veya yetersiz teminatlı kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş, süresi uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar ya da yeniden yapılandırma şartlarını ihlal edenler ile münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller, taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeden doğan hakların da diğer bankaların ve üçüncü kişilerin muvazaadan arî hakları aleyhine olmamak üzere Fon alacaklarının tahsiline ilişkin …,…,… 140, 142 ve 165 inci madde hükümleri, tasarrufun iptali davalarında aciz vesikası şartı aranmaması, (…) dâhil bankalarınca uygulanır.” hükmünü içermektedir. Davacı banka yukarıda belirtilen yasal düzenleme de sözü edilen bankalardan olup takip konusu borç da 24.2.2003 tarihli kredi sözleşmesinden doğduğundan aciz belgesi sunma zorunluluğu bulunmadığı gözönüne alınarak davanın esasının incelenmesi ve dava konusu tasarrufun İİK 278,279 ve 280.maddelere göre iptale tabi olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.