Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2009/13292 E. 2011/2569 K. 01.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13292
KARAR NO : 2011/2569
KARAR TARİHİ : 01.03.2011

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işverene ait işyerinde geçen hizmetlerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve maddesidir.
Husumet sorunu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 187. maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığı, davanın her safhasında taraflarca itiraz konusu yapılabileceği gibi kamu düzeniyle ilgili olduğundan Mahkemece de re’sen göz önünde tutulması gerekir.
Hizmet tespiti davalarında, ….. yasal hasım konumunda olup, elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumundadır. Davanın niteliği itibariyle alınacak ilam, sonuçta Kurum tarafından infaza ve böylece sigortalının bu hakkının tesciliyle sigorta primlerinin işverenden tahsiline yol açacağından, davanın sigortalıyı çalıştıran gerçek veya tüzel kişilere karşı da açılması gerekir.
Dava konusu somut olayda; 01.10.2002 tarihli işe giriş bildirgesinin….. tarafından …… sicil numaralı işyerinden verilerek, 01.10.2002-30.01.2003 tarihleri arasında 120 gün bildirim yapıldığı, iş bu davanın ….. aleyhine açıldığı, Mahkemece; davacının davalı ….. ait …… sicil numaralı işyerinde, bildirilen süre hariç olmak üzere 246 gün çalışmasının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinin hangi işverene ait olduğu ve davacının işvereninin kim olduğu konusu araştırılarak, husumette yanılgı olması halinde belirlenecek işverene yasal yönteme uygun biçimde dava yoluyla husumet yöneltilerek, göstereceği deliller de toplandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …..iadesine, 01.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.