Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2018/2523 E. 2018/3149 K. 24.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2523
KARAR NO : 2018/3149
KARAR TARİHİ : 24.09.2018

Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 62,
53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına
ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2018 tarih ve 16-2017/59308 sayılı maddi hatanın düzeltilmesi talebi incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nın “Sürelerin hesaplanması” başlıklı 39. maddesi “Gün ile belirlenen süreler; tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar. Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer. Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.” hükmüne amir olup aynı Kanunun “Adlî tatil” başlıklı 331. maddesi “Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler. Soruşturma ile tutuklu işlere ilişkin, kovuşturmaların ve ivedi sayılacak diğer hususların tatil süresi içinde ne suretle yerine getirileceği, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Tatil süresince bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay, yalnız tutuklu hükümlere ilişkin veya Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu gereğince görülen işlerin incelemelerini yapar. Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır” hükmü ile birlikte değerlendirildiğinde; kanun koyucunun tutuklu işlerin temyiz süresi bakımından bir ayrıma gitmeyerek, tutuklu iş – tutuksuz iş ayrımı yapmaksızın adli tatile rastlayan sürelerin işlemeyeceğini hüküm altına aldığı, adli tatil süresince yalnız tutuklu işlerin incelenebileceği şeklindeki hükmün tutuklu sanığın temyiz süresini aleyhe kısıtlar şekilde yorumlanması halinde tutuklu sanığın mahkemeye erişim hakkının ihlal edileceği, kanun koyucunun temyiz süresi yönünden adli tatile ilişkin bir düzenleme yapmayı tercih etmediği, bu hususun bilinçli bir tercih olarak kabulünün gerektiği, kanun koyucunun aksini düşünmesi durumunda süreye ilişkin cümlenin başına bir istisna getirmesinin gerekeceği gözetilerek; tutuklu sanık yönünden de adli tatile rastlayan sürelerin işlemeyeceği değerlendirilmiş olup Dairemizin kararında düzeltilmeyi gerektiren bir maddi hata bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının maddi hatanın düzeltilmesi talebinin REDDİNE, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.