Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2018/10082 E. 2019/12957 K. 18.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/10082
KARAR NO : 2019/12957
KARAR TARİHİ : 18.09.2019

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı yanca bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takibe dayanak bononun teminat senedi olduğunu ve eşinin rızası olmadan imzaladığından bonodaki kefaletin geçerli olmadığını ileri sürerek, takibin ve ödeme emrinin iptalini talep ettiği, … 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 21.03.2017 tarih ve 2016/303 E-2017/241 K. sayılı kararı ile takibe dayanak senedin teminat senedi olmadığı ve kambiyo senetlerinde Türk Borçlar Kanunun kefalete ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı, kefaletin geçerli olması için eş rızasının gerekmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; … Bölge Adliye Mahkemesi… Hukuk Dairesinin 14/02/2018 tarih ve 2017/2687 E-2018/279 K. sayılı kararı ile istinaf istemi kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1/b/3 maddesi gereğince kaldırıldığı ve takibin davacı borçlu yönünden İİK 170/a/2. maddesi gereğince iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda takibe dayanak bononun zorunlu unsurları taşıdığı, kayıtsız şartsız borç ödeme taahhüdünü içerdiği, üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı görülmektedir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçe olarak bono ve kredi sözleşmesindeki taraflar ile miktarın aynı olduğu ileri sürülmüş ise de; senedin teminat senedi olduğunun kabulü için kredi sözleşmesinde senede açıkça atıf yapılmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, … Bölge Adliye Mahkemesi…. Hukuk Dairesinin 14/02/2018 tarihli, 2017/2687 E.-2018/279 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.