YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14974
KARAR NO : 2011/3410
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, haksız fiil sonucu yaralanan sigortalı için yapılan sosyal sigorta yardımlarının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, davacı Kurum’un temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davalı vekilinin temyiz itirazı yönünden;
Hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesi hükmüne göre ise; İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların, 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Hüküm 05.08.2009 tarihinde davalı vekilinin yüzüne karşı yöntemince tefhim edilmiş, temyiz ise 01.10.2009 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davalının temyizi yönünden 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O halde, 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da göz önünde tutularak, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine karar verilmelidir.
2- Davacı Kurum vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Dava rücuan tazminat istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde 9973,01 TL zararın tamamının tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 9.930,01 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiş; 05.08.2009 günlü karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2009 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1400,00 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması HUMK’nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, yerel mahkemece, hüküm altına alınan miktar gözetildiğinde, reddine karar verilmiş olan 30,00 TL alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna baş vurulması reddedilen miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinliği nedeniyle reddi gerekir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden, davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin ise hükmün kesinlik sınırında kalması nedeniyle REDDİNE 15.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.