YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2269
KARAR NO : 2019/17449
KARAR TARİHİ : 07.10.2019
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve 2.750,00 TL. fazla çalışma ücretinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, işe iade davasının kabulüne karar verilmiş, fazla çalışma ücreti talebi ile ilgili bir hüküm kurulmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 08.03.2013 tarihinde … Alışveriş Gıda Hizmetleri ve Tic. A. Ş.’de bilgi işlem satın alma yöneticisi olarak çalışmaya başladığını, … alışveriş firmasının Mayıs 2015 tarihinde … tarafından satın alındığını ve … ile sundukları maaş ve sosyal olanaklar konusunda anlaşma olduğunu, müvekkilinin bütün hakları saklı kalmak koşulu ile … firmasında çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin … adlı işyerine girdiği Mart 2013, yani ilk 8 ay Cumartesi’ler 08:30-13:00 arası çalışmış olsa da mesai ücretleri toplamı 2.750 TL’nin de kendisine ödenmediğini, … yetkilileri tarafından daha önce herhangi bir fesih bildirimi yapılmadan bilgi işlem direktörü Önder Kaplancık ve insan kaynakları yetkilisi Haluk Delibaş tarafından 29.03.2016 tarihinde müvekkilinin çağrıldığını ve “şirketin küçülmeye gittiğini ve işten çıkartmaların olduğunu” belirterek; müvekkiline 3 senelik bir çalışma hayatı olması sebebi ile 3 maaş+ 2 maaş ihbar + izin günleri ücreti + çalışmış olduğu Mart maaşına istinaden 3 maaş pakete dahil maaş teklifinde bulunduklarını, akabinde de müvekkile ”işyerinden kendisi ayrıldığı, işsizlik tazminatına hak kazanamayacağı ve işe iade davası açmayacağını ve daha iyi şartlarda başka is bulduğunu” kabul ettiğini gösterir evrak imzalamasını talep ettiklerini, müvekkilinin iş akdinin feshedilmesi hakkındaki savunmasının alınmadığını, herhangi bir bildirim yapılmadığı gibi kendisine basitçe sözlü bir bildirim yapılmakla yetinildiğini ve işten kendi isteği ile ayrılmış gibi gösterildiğini, müvekkilinin bankada herhangi bir birikiminin mevcut olmadığını, evinin kira olmasının yanında biri yeni doğmuş olmak üzere 3 tane küçük bebeğinin olduğunu, müvekkilin başkaca bir geliri olmadığı için kendisine sunulan ve imzalamak zorunda bırakıldığı evrakları imzaladığını, …’nın müvekkilini işten çıkardığı tarih olan 29.03.2016 tarihinden itibaren Genel Müdürlük ve marketler olmak üzere 500-600 kişiyi işten çıkardığını ve hepsine kendileri istifa etmiş gibi evrak imzalamak zorunda bıraktığını, firmanın işten çıkarmalarının herhangi bir fesih bildiriminde bulunmadan, açıklama gereği duymadan zoraki bir işten çıkarma politikası uygulamak sureti ile hukuka aykırı davrandığını, fesih, İş Kanunu 18. maddeye göre yapılmadığını, bildirim sürelerinden yahut buna ilişkin ücretten bahsedilmeyişinin de art niyete işaret eden bir başka husus olduğunu, feshe dayanak somut bir olay yahut durumdan bahsedilmediğini, savunma alınmamasının nedeni, savunulacak bir kusurun bulunmayışından olduğunu, yönetim yetkisinin bu denli keyfi kullanılmasının kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin iş akdinin hiçbir neden gösterilmeden sadece şirketin küçülmeye gittiğinin söylenerek savunması dahi alınmadan feshedilmesinin ve işten kendi isteği ile ayrılmış gibi gösterilmesi neticesinde işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu iddia ederek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine ve ödenmeyen 2.750 TL fazla mesai ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili Şirkette 08.03.2013 yılından 29.03.2016 tarihine kadar satın alma yöneticisi olarak çalıştığını, davacının müvekkili şirket nezdinde hiçbir alacağı bulunmadığını, zira davacının hiçbir haklı neden olmaksızın iş akdini tek taraflı olarak feshettiğini, bu nedenle davacı tarafından açılmış olan işbu dava hukuki dayanaktan yoksun olup haklı bir sebebe dayanmadığından reddi gerektiğini, davacının iş akdinin müvekkili şirketin küçülmeye giderek çalışanlarının iş akdini feshettiğini kendisine daha iyi şartlarda bir iş bulduğunda dair belge imzalatıldığı ve iş akdinin herhangi bir haklı nedene dayanmadan feshedildiği iddiasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının kariyerine farklı bir şirkette devam etmek istediğini belirterek kendi istek ve iradesi ile istifa ettiğini yazılı olarak müvekkil şirkete bildirdiğini, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine davacının yazılı bildiriminde herhangi bir hak feragati bulunmadığını, hal böyle iken davacının iş akdini kendi isteği ve iradesi ile feshettiğinin sabit olduğunu, davacının istifasından müvekkil şirketin herhangi bir talebi ve yönlendirmesinin bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin davacıdan memnun olduğunu ve … Alışveriş Hizmetleri Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile … Carrefour Sabancı Ticaret Merkezi A.Ş.’nin birleşmesi sırasında kendisi ile çalışmaya devam etmek istediği yönünde yazılı bir beyanda bulunduğunu, davacının ise bu beyanı kabul ettiğini kendi el yazısı ile belirterek yazılı beyanı imzaladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, iş sözleşmesinin taraflar arasında yapılan ikale sözleşmesi ile sona erdirildiği, dosya içeriği ve tanık beyanlarından davacı ile davalı işveren arasında yapılan ikale sözleşmesinin içeriğinde davacının baskı altında imzalamak zorunda bırakıldığını, aksi takdirde bakmakla yükümlü olduğu ailesinin geçimini saylayamayacağı kaygısı taşıdığını belirttiği, bu durumun da tanık beyanları ile ispatlandığı, iş sözleşmesinin ikale yolu ile sona ermesinde geçerli bir neden bulunmadığı, bu nedenle dava konusu fesih işleminde son çare ilkesine riayet edilmediği ve feshin ölçülü olmadığı gerekçesiyle davacının işe iadesine karar verilmiş, fazla mesai ücreti talebi ile ilgili bir karar verilmemiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge adliye mahkemesince, dinlenen tanık beyanları ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının işten çıkarılma kaygısı içerisinde söz konusu metni imzaladığının anlaşıldığı, yapılan iyileştirme adı altına ödemenin de makul yarar şartını yeterince karşılamadığı anlaşıldığına göre ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verilmesinde ileri sürülen istinaf sebep ve gerekçeleri bakımından herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırılık durumuna rastlanmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G) Gerekçe:
İşçinin işe iade talebi yanında diğer alacaklarının da istemesi halinde bu talepler yönünden birlikte yargılama yapılması, işe iade davasının yasa koyucunun öngördüğü süre içinde görülüp sonuçlandırılmasına engel olacaktır.
Dairemizin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre tespit davası niteliğindeki işe iade davası ile alacak davası aynı yargılamada görülemez.
Somut uyuşmazlıkta davacı, işe iade talebiyle birlikte fazla mesai ücret alacağı talebinde bulunmuş olup her iki dava türünün farklı temyiz inceleme sürelerine tabi olması ve iş güvencesi hükümlerine ilişkin uyuşmazlıklara bakma görevi verilen ilk derece mahkeme kararının hatalı görülmesi halinde Yargıtay’ca kesin olarak karar verildiği göz önüne alındığında davaların birlikte görülemeyeceği gözetilerek mahkemece bu dosyada işe iade davasının değerlendirilmesi, tazminat talebinin ise tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilerek sonuçlandırılması gerekmektedir. Mahkemece alacak davasının tefrik edilip ayrı bir esasa kayıtla işe iade davasından bağımsız görülüp sonuçlandırması gerekirken sadece işe iade yönünde karar verilip dava dilekçesiyle talep edildiği anlaşılan fazla mesai alacağının işlemsiz bırakılması hatalıdır.
H)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz nedenlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 07.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.