YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15773
KARAR NO : 2011/3475
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, davacının davalıya ait işyerinde, 01.01.1991-22.12.1993 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesine göre oluşturulan sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun olduğu kabul edilmelidir.
1- Dava ilekçesinde davalı işveren olarak, “…..nin gösterilmesi, dava dilekçesinin tebliği sırasında tebligat zarfının üzerine de bu şekilde yazılması, cevap dilekçesi sunan vekilin hem …… vekili olması ile 1993 yılında düzenlenen işe giriş bildiresinde işverenin 3445 sicilli anılan şirket olarak görünmesi karşısında; …..olduğu anlaşılan işveren isminin, karar başlığında “….” olarak gösterilmesi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 459. maddesi kapsamında mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edilerek bozma sebebi yapılmamıştır.
2- Hizmet tespiti davalarında izlenecek yol, öncelikle iddia edilen dönemde böyle bir işyerinin faal olup olmadığının araştırılması,işveren nezdindeki çalışmayla ilgili belgelerin getirtilmesi, sigortalının imzasını içerenler yönünden imzasının kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelenmesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi aynı değerdeki yazılı delillerle kanıtlanmalı, kayıtlarda gözükmeyen çalışmaların neden kayıtlara geçmediği yöntemince araştırılmalı, yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden bordro tanıkları ile aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan işverenler ve bunların çalıştırdıkları kişilerin bilgilerine başvurulmalı, tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde işyerinin kapasitesi ve niteliği nazara alınmalıdır.
Somut olayda, davacının davalı işyerine ait 3445 sicilli işyerinde 20.08.1993’de çalışmaya başladığına dair, Kuruma hakdüşürücü süre içinde intikal etmiş işe giriş bildirgesi ile bu işyerinden bildirilen toplam 3 günlük primi yatırılmış süre görülmektedir. Yapılan yargılamada, belirtilen tarih öncesinden itibaren , 20.08.1993’e dek kesintisiz şekilde davacının işyerinde çalıştığına dair yazılı bir delil bulunmadığı gibi, dinlenen tek bordro tanığı da durumu açıklayıcı bir beyanda bulunmamıştır. Sigortalı tarafından imzalanmış işe giriş bildirgesi dahil delil durumu karşısında, bildirilen süreler dışında 20.08.1993 – 22.12.1993 dönemi hakkında davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davalılardan…. iadesine, 15/03/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.