YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9068
KARAR NO : 2019/6566
KARAR TARİHİ : 14.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.06.2015 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı … yönünden davanın reddine, davacı … yönünden davanın kabulüne dair verilen 03.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, dava konusu … ilçesi, Hamlık Mahallesi 170 parselde tapuya kayıtlı bulunan taşınmazda davacıların paylı malik olduklarını, maliklerden … tarafından davalı …’e devredilen, halen davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı, önalım hakkının kullanılması için yasanın aradığı şartların gerçekleşmediğini, taşınmazın taraflar arasında fiilen taksim edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı … yönünden fiili taksim nedeniyle davanın reddine, davacı … yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı … vekili ve davalı temyiz etmiştir.
1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı … vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2) Önalım davasının davalısı önalım hakkına ilişkin taşınmazdaki payı satın almadan önce o taşınmazda paydaş ise bu paydaş hakkında önalım hakkı kullanılamaz. Çünkü, TMK’nın 732. maddesi ile bir paydaşın payını üçüncü şahsa satması halinde önalım hakkının kullanılabileceği kabul edilmiştir. Paydaş üçüncü kişi sayılamayacağından paydaşın paydaş aleyhine önalım hakkını kullanması söz konusu olamaz. Dava hakkına ilişkin bu hususun davanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Somut olaya gelince; davalının, dava konusu taşınmazın önceki maliklerinden…’dan 170 parsel sayılı taşınmazın 3999/20447 payını 15.01.2014 tarihinde satın aldığı ve taşınmazda paydaş haline geldiği, dava konusu 170 parselin 3964/20447 payının ise 06.06.2014 tarihinde satın alındığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, davacıların 15.01.2014 tarihli pay satışına yönelik önalım hakkını kullanmadıkları ve davalının dava konusu 06.06.2014 tarihinde artık taşınmazda paydaş haline geldiği göz önüne alınarak her iki davacı yönünden davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) davalının diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan