Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2019/2345 E. 2019/17475 K. 07.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2345
KARAR NO : 2019/17475
KARAR TARİHİ : 07.10.2019

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının gerçek olmayan sanal sebepler ile ve haksız olarak hukuka aykırı bir şekilde iş akdine son verildiğini, müvekkilinin gayet sorunsuz bir şekilde hizmet verdiğini, görevlerini eksiksiz en iyi şekilde yaptığını iddia ederek feshin geçersizliğinin tespitini, müvekkilin işe iadesini ve yasal sonuçlarına hükmedilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, ilgili şirketin TMSF’ye devredildiğini iddia ile feshin haklı ve geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, mevcut 26.01.2017 tarihli fesih bildiriminden davacının iş akdinin 27.01.2017 tarihinde belirsiz süreli iş akdinin feshedildiği, yazılı fesih bildiriminde davacının iş akdinin feshedilmesine sebep gösterilmediği, diğer bir deyişle belirsiz süreli iş sözleşmesinin fesih sebebini açık ve kesin olarak gösteren yazılı bir fesih bildirimi bulunmadığı, aynı şekilde davalı tarafından davacının iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25. maddesi gereği haklı nedenle derhal feshedildiğinin de iddia edilmediği, davalının geçerli feshe ilişkin kanunda belirtilen şekli şartlara uymayarak fesih sebebini kesin ve açık bir şekilde bildirmediği gerekçesiyle yapılan fesih işleminin geçersizliği ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ç) İstinaf Başvurusu:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, yasal süre içine davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davacıya yapılan fesih bildiriminde fesih nedeninin açık ve kesin şekilde bildirilmediği, bu nedenle davalı işveren tarafından usulüne uygun şekilde yapılmış fesih bulunmadığından, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedilmediğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik olmayıp, davalı istinafının haklı olmadığı, davalı vekilince, bilirkişi raporu aldırılmamasının hukuka aykırı olduğu yönünde istinaf sebebi ileri sürülmüşse de yazılı fesih bildiriminde fesih nedenine ilişkin hiçbir sebep gösterilmediğinden, davalı işveren tarafından yapılan feshin zaten şekil yönünden geçerli olmadığı, bu nedenle bilirkişi raporu alınmasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
E) Temyiz Başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararını yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
Davalı şirket FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı nedeniyle yönetime kayyum atanan şirketlerden olup kayyum atanmasının doğal sonucu, terör örgütü ile irtibatlandırılan şirketin üst yönetiminin değiştirilmesidir. Aynı yöneticiler ile çalışmaya devam etme durumunda kayyum atanmasının anlamı kalmayacaktır. Kayyum atanması sonrasında oluşturulan yeni yönetimin önceki yönetim zamanında görev almış kişileri çalıştırmaya devam etmesini beklemenin mümkün olmadığı ve iş sözleşmesinin devamının çekilmez hale geldiğini kabul etmek gerekeceği açıktır. Davacı da davalı şirkette satış grup müdürü olarak çalışmış olup açıklanan nedenle iş akdinin feshi geçerli nedene dayandığından, davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun 373/2 maddeleri uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi’nin temyiz edilen kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 44,40 TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile kalan 13,0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 258 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,
Kesin olarak 07/10/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.