Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/14124 E. 2013/1435 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14124
KARAR NO : 2013/1435
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacılar vekili asıl ve birleşen davada, müvekkillerinden …’in sevk ve idaresindeki, diğer müvekkili …’nin yolcu olduğu araçla, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu trafik sigortası bulunmayan aracın çarpışması sonucu müvekkillerinin yaralanarak daimi maluliyete uğradıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle davacılar için ayrı ayrı 9.000 TL sakatlık tazminatı ile 1.000 TL tedavi giderinin davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, davacılar için ayrı ayrı 20.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 28.12.2010 havale tarihli ıslah dilekçesiyle davacı … yönünden iş göremezlik tazminatı taleplerini 73.160,51 TL’ye, davacı … yönündense 63.330,62 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … cevap dilekçesinde, müvekkilinin sigortasız araç sürücüsü olan davalının kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde, kazanın oluşumunda müvekkili …’un kusursuz olduğunu, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davacı … için 710,86 TL geçici iş göremezlik, 62.619,76 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile davacı … için 3.287 TL geçici iş göremezlik, 69.873,51 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalı … dava tarihinden, diğer davalılar 15.09.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan alınarak davacılara verilmesine, tedavi giderleri taleplerinin reddine, davacı … için 13.000 TL, davacı … için 16.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar … ve …’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar … ve … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Hakim, manevi tazminata Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, özel durumları göz önünde tutarak adalete uygun olarak hükmeder. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi
gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu durumda hükmedilen manevi tazminat miktarı, somut olayın özellikleri, kaza tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana gelmesindeki etkiler gibi hususlar birarada değerlendirilerek belirlenmelidir.
Somut olayda; mahkeme tarafların sosyal ve ekonomik durumları hakkında araştırma yapmaksızın manevi tazminata hükmetmiştir. Mahkemece yukarıda anılan ilkeler gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacılar vekili, davalı …’na 02.09.2009 tarihine başvuruda bulunmuş olup, …, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 15.09.2009 tarihinde temerrüde düşmüştür. Davalı gerçek kişilerin ise, sorumluluğunun haksız fiil sorumluluğu olduğu ve haksız fiil, yani kaza tarihi itibariyle temerrüde düştükleri hususu tartışma konusu değildir. Hal böyle olunca; mahkemece hükmedilen maddi tazminatlar bakımından, davalılar … ve … yönünden 08.07.2009 kaza tarihinden, davalı … yönündense temerrüde düştüğü 15.09.2009 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalılar … ve … yönünden 15.09.2009 tarihinden, davalı … yönündense dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcların istek halinde temyiz eden davacılar ile davalılar … ve …’e geri verilmesine 12.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.