YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/797
KARAR NO : 2013/1439
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalının aracının kasko sigortacısı olduğunu, aracın 21.06.2005 tarihinde çalınması üzerine davalıya 15.08.2005 tarihinde 14.000 TL tazminat ödendiğini, aracın bulunmasından sonra satılmak istendiğinde, araç üzerinde bulunan hacizler nedeniyle satışın yapılamadığını, araca pert işlemi uygulandığını ileri sürerek 9.500 TL sovtaj bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, aracın satış işlemlerinin gerçekleştirilmesi için davacıya gerekli vekaletnamenin verildiğini, ancak davacı tarafça satış işlemlerinin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 9.500 TL’nin ödeme tarihi olan 15.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, sigortacı olan davacının, aracın çalınması dolayısıyla davalı sigortalıya tazminat ödediği, ancak aracı üzerinde bulunan hacizler nedeniyle satamadığı ve zarara uğradığı iddiasıyla aracın sovtaj bedelinin davalıdan tahsili istemine dayanmaktadır.
Yerel mahkeme kararını, davalının davacıya 26.07.2005 tarihinde taahhütname verdiği ve bu taahhütnamede aracın sovtajını alacak üçüncü kişiye kesin satışı yapacağı, araç satışı sırasında haciz dolayısıyla satışa engel bir durum oluşursa sovtaj bedelini davacı şirkete iade edeceğini taahhüt ettiği hususuna dayandırmıştır.
Davaya konu sigortalı araç, 21.06.2005 tarihinde çalınmış, davacı sigortacı 15.08.2005 tarihinde davalı sigortalıya 14.000 TL tazminat ödemesinde bulunmuştur. Davalı taraf, ödemeden önce 02.08.2005 tarihinde noter kanalıyla davalıya aracı kendi adına ve istediği bedel ve koşullarda satması için vekaletname vermiştir. Araç üzerindeki mevcut hacizler 14.12.2007 ve 07.03.2008 tarihlerinde konulmuştur. Dosyada aracın bulunma ve davacıya teslim tarihiyle ilgili bir bilgi bulunmamaktadır.
Mahkemece öncelikle söz konusu aracın bulunup bulunmadığı, bulundu ise davacıya hangi tarihte teslim edildiği hususları tespit edilerek, dosyada bulunan vekaletname ve taahhütnamenin bu bilgiler ışığında ve beraberce değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de;
Davacı vekili dava dilekçesinde aracın sovtaj bedelinin 9.500 TL olduğunu iddia ederek bu bedelin davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece hiç bir araştırma yapılmaksızın talep edilen 9.500 TL tazminatın aynen tahsiline karar verilmiştir.
1086 Sayılı HUMK’nun 275. maddesine (6100 Sayılı HMK’nun 266. maddesine) göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, mahkemece uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Trafik kazalarında araçlarda oluşan gerçek zararın hesaplanması uzmanlığı gerektiren konulardandır. Mahkeme ise bilirkişi incelemesine başvurmamıştır. Mahkemece konusunda uzman bir bilirkişiden aracın sovtaj bedelinin ne olacağı hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu rapor alınmaksızın karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.02.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.