Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/13195 E. 2013/3015 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13195
KARAR NO : 2013/3015
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete trafik sigortalı aracın müvekkiline ait park halindeki araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, dava dışı sürücünün asli kusurlu olduğunu belirterek şimdilik 7.457 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kazaya karışan … plakalı aracın ZMSS şirketi olduğunu, sigortalının kusuru oranında azami poliçe limiti ile sorumluklarının bulunduğunu temerrüde düşürülmediklerini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ve karşı aracın ZMSS şirketi aleyhinde açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nin 86.maddesi hükmüne göre ” işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir 3.kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarının indirebilir.” KTK.nin 86.maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğu, tehlike yanı kusursuz sorumluluk halidir.
Davalı işletenin hukuki sorumluluktan kurtulması için kendinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlarının bulunmaması yanında araçtaki bozukluğun kazayı etkilememesi, ayrıca kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya bir 3.kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat etmesi gerekir. Aksi halde hukuki sorumluluğu devam edecektir.
Zarar veren aracın ZMSS şirketi de araç işletenin hukuki sorumluluğunu 3.kişilere karşı azami poliçe limitlerine kadar üstlenmiştir. Somut olayda davalı şirkete trafik sigortalı aracın dava dışı sürücüsü … , 5.5.2011 tarihinde saat 12.55 araç ile seyrederken kendisine göre sağ taraftan yolun karşı kısmına geçmek isteyen küçük yaşta yayanın aniden yola fırlaması nedeniyle yayaya çarpmamak için sola manevra yaptığı sırada aracının sol ön köşe kısmı ile yolun solunda park halinde bulunan davacıya ait … plakalı … model … marka arazi taşıtının arka sağ köşe kısmına çarpmış, bu çarpmanın etkisiyle ötelenen davacı aracı da ön kısmı ile yine park halinde olan … plakalı dava dışı otomobilin arka tampon bağaj kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Olayda davalıya sigortalı aracın sürücüsü … yaralanmıştır. Kaza tesbit tutanağında sürücü …’a kusur izafe edilmemiştir. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/10547-5026 sayılı hazırlık soruşturması sonunda taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek, mala zarar vermek, trafik güvenliğini tehlikeye atmak suçlarından takipsizlik kararı verilmiştir. Her ne kadar hükme esas alınan 10.4.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda dava dışı … ‘a ait davalıya trafik sigortalı aracın sürücüsü …’ın olay yerinde seyrederken aniden önüne çıkan çocuğa çarpmamak için sol tarafa kaçıp park halindeki davacıya ait araca çarptığı, olayda oluş şekline göre kusurunun bulunmadığı, davalı tarafa ait aracın sürücüsünün önüne aniden küçük çocuğun çıkmasının olayda %100 etken olduğu, davacı aracı park halinde olduğundan zaten onun işletenine kusur izafe edilemeyeceği belirtilmiş, mahkemece bu rapora istinaden davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı taraf KTK.nin 86.maddesinde düzenlenen tehlike ve kusursuz sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığını ispatlayamamıştır. Kaldı ki kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın hiç kusuru bulunmamaktadır. Zira zarar gören davacı
aracı park halindedir. Kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3.kişinin ağır kusurundan ileri geldiği hususları ispatlanmamıştır. Bu durumda davalı tarafın kusursuz sorumluluk ilkeleri gereğince davacı aracında meydana gelen hasardan sorumlu olduğunun isterse hasarı tazmin ettikten sonra aralarındaki iç ilişkiye göre olaya sebebiyet veren küçük çocuğun velisine rücu edebilme hakkının bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davalının kusursuz sorumluluğunun bulunduğu gözardı edilerek kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı …’den geri verilmesine 7.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.