Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/30655 E. 2019/11089 K. 11.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/30655
KARAR NO : 2019/11089
KARAR TARİHİ : 11.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, 5809 sayılı Kanun’un 56/4. maddesi kapsamında “…işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi…” sıfatıyla, yine aynı maddede geçen “…Abonelik tesisi veya işlemi yapma, gerçeğe aykırı evrak düzenleme, değişiklik yapma ve bu evrakları kullanma…” seçimlik fiillerini işlediğinin ve sahte abonelik tesisi gerçekleştirdiğinin iddia edildiği kamu davasında, suçun sübutu bakımından, sanığın adı geçen sözleşmeyi mutlaka kendi el yazısıyla düzenleyip imzalaması şartı aranmadığı, adı geçen evrakta, değişiklik yapmak veya gerçek dışı hazırlanan evrakı kullanmak fiillerinden her hangi birini gerçekleştirmesi, abonelik sözleşmesi hazırlamak dışında herhangi bir abonelik tesisi veya işlemi yapması veya yaptırması halinde de suçun maddi unsurlarının oluştuğu kabul edilebilecektir.
Yapılan açıklamalar ışığında; sanığın sözleşmenin düzenlendiği bayii olan Almak Vodafone isimli bayiinin yetkilisi ve temsilcisi olduğunu kabul etmesi, abonelik sözleşmesi ve ekinde yer alan kimlik fotokopisi üzerinde abonelik işlemlerinin Almak Aktivasyon Merkezinde yapıldığına dair kaşenin bulunması karşısında, mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kabule göre;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin abonelik sözleşmesinin düzenlendiği 27/09/2007 yerine 13/12/2008 şeklinde yazılması suretiyle CMK’nin 232/2. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11/09/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.