Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2016/12795 E. 2016/19859 K. 27.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12795
KARAR NO : 2016/19859
KARAR TARİHİ : 27.12.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Mahkumiyete konu edilen mesajı kastederek müşterek kızlarının telefonuna göndermediği biçimindeki savunma karşısında, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndın suç tarihini kapsayacak biçimde sanığın kullandığını belirttiği 532 312 44 12 numaralı telefonun HTS kayıtları ile birlikte tüm ileşitimin tespiti kayıtlar getirtilip davaya konu mesaj atıp atmadığının kesin şekilde tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararın verilmesi,
2- Kabule göre de,
a- Hükümden sonra TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluklarıyla ilgili Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına iptal kararına göre bu hususun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
b- Adli sicil kaydında kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne ilişkin sabıkası bulunmayan sanığa yasal olmayan bir gerekçeyle seçenekli ceza öngören hakaret suçunda hapis cezasının tercih edilmesi,
c- Sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmiş mahkumiyet hükmü niteliğinde olmaması ve 28 Haziran 2014 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunun 231. maddesinin 8. fıkrasına eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki yasal düzenlemenin de suç tarihinde yürürlükte bulunmaması karşısında, CMK’nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, sanığın kişiliği ile yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapıldıktan sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden CMK’nın 231/5 madde ve fıkrasındaki şartların oluşmadığından söz edilerek yasal olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 27/12/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.