YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6889
KARAR NO : 2013/3205
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kaldığı esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’nün amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 14.6.2000 tarihinde davalı …’ya sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiş, 11.7.2011 tarihli duruşmada davalı borçlu hakkındaki takip ve hacizler kaldırıldığından davanın konusuz kaldığını bu nedenle karar cverilmesine yerolmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu … vekili,iş bölümü ve taşınmazın bulunduğu yer itibarıyla Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunu, davacı tarafından düzenlenen ihtiyati haciz ve ödemeye çağrı mektubunun iptali için açtıkları dava derdest olduğundan dava şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin asıl borçlu …,… Grubuyla ilgisinin olmadığının kesinleşmiş mahkeme kararları ile belirlendiğini, takip konusu borçtan sorumlu tutulamayacağını, dava konusu taşınmaz borçtan önce rayiç değerle satıldığından davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, ikametgah ve davanın niteliği gereği konya asliye hukuk mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunu, dava şartlarının bulunmadığını, taşınmazı rayiç bedelle kızına aldığını halen taşınmazda kızının oturduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davalı borçlu hakkında 6183 sayılı Yasa gereğince başlatılan takibin kaldırılmış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava 6183 Sayılı AATUHK’nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilme koşullarından biri de borçlu hakkındaki takibin kesinleşmiş olmasıdır.Somut olayda davacı tarafından davalı borçlu hakkında düzenlenen ödemeye çağrı mektubu,ödeme emri ve bunlara istinaden düzenlenen ihtiyati haciz kararları kesinleşmiş mahkeme kararı ile ortadan kaldırıldığından davanın, dava koşulu yokluğundan reddine, ayrıca gerek AAÜT’nin 7.maddesi gerekse 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı Yasanın 35.maddesi (“6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” ) gereğince davalı borçlu yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdiri de doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 Sayılı HMK’nin geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nin 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1.bendinin tamamen çıkarılarak yerine “Davanın, dava koşulu yokluğu nedeniyle reddine” ibaresinin yazılmasına, 4.bendin tamamen çıkarılarak yerine “1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı Yasanın 35.maddesi gereğince belirlenen 1.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı borçlu …’ye verilmesine “ ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 11.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.