Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/4506 E. 2018/9561 K. 27.09.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4506
KARAR NO : 2018/9561
KARAR TARİHİ : 27.09.2018

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Müşteki Orman İdaresi temsilcisinin temyiz isteminin incelenmesinde;
02.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 6/3. maddesi uyarınca, aynı KHK’nın 5. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen usullere göre muhakemat hizmeti temin edilemeyen hallerde adli ve idari davalar ile icra takiplerini yürütmek üzere merkez ve taşra birim amirlerine, aynı KHK’nın 2/1-e maddesinde tanımlanan üst yönetici tarafından temsil yetkisi verilebileceğinin hüküm altına alınmasına göre, dava takip yetkisinin üst yönetici tarafından müdürlük teşkilatı bulunan yerlerde orman işletme müdürüne, şeflik teşkilatı bulunan yerlerde ise orman işletme şefine devredilebileceği, taşra birim amirlerinin bu yetkilerinin devredilmesinin ise anılan KHK tarafından öngörülmediği gözetildiğinde katılma talebi tarihi itibariyle dava takip yetkisi bulunmayan dava takip memurunun davaya katılma yetkisi bulunmamakla, usulüne uygun şekilde davaya katılmayan orman idaresinin temyiz yetkisi de bulunmamakla temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık …’ın temyiz isteminin incelenmesinde:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçların sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmalann temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
TCK’nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümlerde yer alan TCK’nın 52/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine ”Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi gereğince birer aylık taksitler halinde 20 eşit taksitle tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilip, ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin, tebliğnameye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.