Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/3878 E. 2018/10009 K. 08.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3878
KARAR NO : 2018/10009
KARAR TARİHİ : 08.10.2018

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Şikayetin O Yer Cumhuriyet savcılığına yapılan şikayet tarihi itibariyle süresinde olduğu ve temyiz dilekçesi içeriğine göre hükümlerin yalnızca şikayetçiler …, … ve … tarafından temyiz edildiği kabul edilerek, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Şikayete konu icra takibi ile ilgili olarak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/501 Esas numaralı davasında 2015/1102 Karar sayılı kararı ile 15/10/2015 tarihinde tasarrufun iptaline karar verildiği, hükmün temyiz edilip henüz kesinleşmediğinin UYAP ortamında yapılan incelemede anlaşılmakla, tasarrufun iptali davasında verilmiş olan kabul kararının kesinleşmesi halinde sanıkların fiillerinin atılı suça dair kast ile işlenmiş olduğu tespit edileceğinden; tasarrufun iptali davası sonucunun kesinleşmesi beklenilerek iptale yönelik kararın kesinleşmesi halinde atılı suçun unsurlarının oluşacağı gözetilip 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 331/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması ve uzlaştırmanın sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tespiti gerekirken yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi Kanuna aykırı ve şikayetçiler vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.