YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/8326
KARAR NO : 2019/18800
KARAR TARİHİ : 21.11.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Davanın reddine dair kararın davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulması sonrasında verilen mahkemenin direnme kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2015 tarih ve 2014/5-838 Esas ve 2015/2654 Karar sayılı kararı ile bozularak dosyanın mahkemesine gönderilmesi üzerine, mahkemece davanın kısmen kabulü kararı davalı idare vekilince temyiz edilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine dairemizce bozulmuş, bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda mahkemece ilk kararda direnilmiş, dava dosyasını inceleyen Hukuk Genel Kurulu, 18.11.2015 tarih ve 2014/5-838 Esas ve 2015/2654 Karar sayılı kararı ile direnme kararının bozulmasına karar verilerek, dosya mahkemesine gönderilmiş olup, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm kurulmuş; karar, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu … ilçesi … köyü 255 parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını gösterir 11/3 maddesi gereğince kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr, kıymet takdirinde nazara alınmaz.
Bu nedenle dava konusu …. uluslarası yol güzergahı üzerinde olduğundan bahsile objektif değer artırışı uygulanamayacağı kabul edilerek, taşınmaza ekilebilir net ürün gelirine göre belirlenen değerine, taşınmazın yüzölçümü ve özellikleri nazara alınarak % 100 oranında objektif değer arttırıcı unsur ilave edilerek değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.