YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3785
KARAR NO : 2018/10239
KARAR TARİHİ : 11.10.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM :Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Suç tarihinin 02/01/2014 olmasına rağmen karar başlığında 02/01/2013 olarak gösterilmesi mahallinde giderilebilir nitelikte bir hata olarak kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
02/01/2014 tarihli yazılı şikayet dilekçesi üzerine tutulan 19/02/2014 tarihli tutanakta sanığın işlettiği ocağın orman sınırlarının içinde kaldığı ancak ocakta herhangi bir faaliyetin bulunmadığı, ocağın terk edildiği, ayrıca mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu yer üzerinde daha önceki yıllarda yasal olarak kömür ocağı açıldığı ve çalıştırılmış olan ocağın daha sonra kapatıldığı kömür ocağının keşif günü itibariyle kapalı olduğu ve çalışmadığı tespit edilmiş olup, mahkemece sanığın ikrarı gerekçe gösterilerek kurulan mahkumiyet hükmünde, sanığın dava konusu kömür ocağını çalıştırdığını ikrar ettiği 2012-2013 yıllarındaki döneme ilişkin olarak kömür ocağının yasal faaliyette olup olmadığının kesin olarak tespit edilerek ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan kısa süreli olmayan erteli hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.