Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/7174 E. 2019/11163 K. 11.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/7174
KARAR NO : 2019/11163
KARAR TARİHİ : 11.11.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakaların miktarı ile ziynet alacağının reddi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddeleri nazara alınarak davacı-karşı davalı kadın yararına daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. Davacı-karşı davalı kadının ziynet alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde, ziynet eşyalarının elinden zorla alındığını ve iade edilmediğini iddia etmiştir. Davacı-karşı davalı tanıklarının beyanlarından da açıkça anlaşıldığı üzere, tarafların daha önceden de fiilen ayrıldıkları, bu ayrılık sırasında ziynet eşyalarının davacı-karşı davalı kadın tarafından yanında götürülürken, davalı-karşı davacı ve ailesi tarafından yolda durdurularak elinden alındığı sabittir. Her ne kadar bu olaylardan sonra taraflar barışıp, bir süre birlikte yaşamışlarsa da ziynet eşyalarının iade edildiğini ispat yükü artık davalı-karşı davacı erkeğin üzerindedir. Davalı-karşı davacı erkek, ziynetleri iade ettiğini ispatlayamadığı gibi, davacı-karşı davalı kadın tanıklarının beyanlarından, davacı-karşı davalı kadının evden ayrılırken ziynet eşyalarını, davalı-karşı davacı erkekten talep ettiği ancak davalı-karşı davacı erkeğin vermeyeceğini bildirdiği sabittir. Bu durumda, davacı-karşı davalı kadının ziynet alacağına yönelik davasının da kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın …’ye yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 218.50 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Sevgi’ye geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.11.2019 (Pzt.)