Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3062 E. 2013/3124 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3062
KARAR NO : 2013/3124
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davacının rehin alacaklısı olup davalı şirkete kasko sigortalı aracın park edildiği yerden çalındığını, davalıya ihbar yapıldığını ve hasar dosyası açıldığını, ancak sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL. nın ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 16.8.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 49.000,00 TL. na yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, gerçek bir çalınma olayı bulunmadığından ve hasar teminat dışında kaldığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile 49.000,00 TL.nın ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK.nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmesine, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK.nun 1292/3 maddesi uyarınca da rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetinin kasten yerine getirilmediğinin veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiğinin davalı sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanamamış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu araç trafikte dava dışı sigorta ettiren … adına kayıtlı olup, davacı araç üzerindeki rehin hakkına dayalı olarak (rehin alacaklısı sıfatıyla) dava açmıştır. Buna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının kural olarak ve öncelikle rehin hakkı sahibine ait olması gerekir. Ancak, dosya içinde mevcut olan Kemalpaşa 1.Noterliğinin 18.8.2009 gün ve … yevmiye nolu araç satış sözleşmesinde dava konusu aracın satış (kasko) bedeli 54.254,00 TL. olmasına karşın, satış beyan bedelinin 6.750,00 TL. olarak bildirilmiş olduğu görülmektedir. Öte yandan, araç üzerine aynı tarih ve 12052 yevmiye numarasıyla davacı adına rehin şerhi işlendiği anlaşılmaktadır.
Rehin hakkı sahibi olan davacının rehin alacağı miktarı kadar dava ve talep hakkı bulunduğundan (aktif husumet) dava tarihi itibariyle alacak miktarının, dolayısıyla dava açma hakkının davacı tarafından ispatı gerektiği açıktır.
O halde, mahkemece davacı tarafa bu yöndeki delilleri sorulup dosyaya ibrazı sağlandıktan sonra, dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.